Sevda girdabında dayanılmaz olmuşsa yürek sancısı,
Aşk ve şevkli olur sevdalıların gönlündeki sevda hancısı.
karşılıksız seven kuş tüyünden döşeklerde bile yatsa,olmaz rahatı,
Aşkın kaşağısıyla tımarı yapılmamışsa yol almaz sevda atı.
Ruhumu bedenimden çekercesine celali bakma!
Sönüp küllenmiş gönül ateşini de yeniden yakma!
Çıkarmışsan sevda hançerini paslı kınından,
Can evimden vurmadan tekrar kınına sokma!
Bu aşk ile bilek güreşinde asla beni yenemezsin,
Nasıl ki, bir insan özlem ile dolduğu zaman,
Akıyorsa gözünden yaşlar ister istemez,
Nasıl ki, bir insan yeni sevildiği zaman,
Duramıyorsa yerinde ister istemez,
İşte ben de o anı yaşıyorum.
İçi dolu dostluklar arıyorum.
Tabip değilim ama yaramı kendim sarıyorum.
Yapaylıktan uzak sevgileri birbirine karıyorum.
Zorluklardan kaçmıyor limelere ayırıyorum.
Haklı olanı her daim kayırıyorum.
Ben buyum işte...
Maden ocağında çalışan bir maden işçinin günün aydınlığını özledği gibi,
Bir idam mahkumunun dışarıda özgürce koşmayı özlediği gibi,
Çok uzak yadellerde, çocuklarına helal rızık yedirebilmek için çalışan birinin, yurdunu özlediği gibi,
Nefes almakta güçlük çeken astımlı bir hastanın, rahat bir nefes almayı özlediği gibi,
Bende seni öyle özledim!
Duygu ve düşüncelerim esarette
Yokluğun salar beni dayanılmaz hasrete
Sana sevdalı gözlerim mahmur
Firakın yakar beni visalim kalır ahirete.
Sana olan sevdam müebbet hapiste.
Ben, seni zemzem suyunun kutsallığında,
Yazın kavurucu sıcaklarında esen, meltemin serinliğinde,
Firakların resmedilmeyen hasretinde,
Visallerin tarifi mümkün olmayan, sevinç ve mutluluğunda,
Güvercinlerin kur yaparken, çıkırdığı uğultuda,
Mecnun’un Leylasına olan sevdasının ölçüsüzlüğünde,
Sevgiliye giden yollarda daima maşuğun olayım
Gittiğin yolların tozu, gömleğinin kiri olayım
Kuş uçmaz kervan geçmez bu diyarlarda
Hayırlı haberler getiren sevimli elçin olayım
Gönül pınarında şarıl şarıl akan buz gibi berrak suyun olayım
Ben, dağlarda boynu bükülmüş,rengi solmuş bir sümbül,
Sen ise gül bahçelerinde, mutluluktan habire şakıyan bülbül,
Ben, elinden imkanları alınmış,hasret kalmış bir tas suya,
Sen ise sevda denizlerinde, yüzen çok güzel kokan bir gül.
Ben,aşkın hamuruyla yoğrulmuş ama, sevda fırınında pişmeyen ekmek,
Benim babam, fakir ama yiğit ve merttir!
Haksızlık karşısınnda, aslan gibi gözü pektir!
Benim babam, ben yaşadıkça,
Nazarımda erkek oğlu erkektir!
Benim babam, şeref abidesidir!




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.