Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, er meydanında bükelemeyen, pazılı bileklerin, güç ve kuvveti,
Sen, bu üç günlük fani dünya hayatında, insanın insana beslediği uhuveti,
Sen, insanı sorgusuz sualsiz cennetlik eden, rahmani sevgi ve muhabbeti,
Ve sen, kitaplarda yazılan, mert ve babayiğitlerin, dilden dile anlatılan cesaretisin.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sende yaşamak, sende ölmek, benim için en büyük sevinç ve neşe kaynağıdır.
Peygamberlerinle, Nebilerinle, Sahabelerinle komşu olmak, en ali yaşam bağıdır.
Üzerine yazılmış, şarkı ve türküleri dinleyerek, tam makamında söylemek ise,
Sadece ve sadece, canı gönülden sana sevdalı olanların harcıdır.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sendeki sevgi ve muhabbet, kardeşliğin örs ve çekiciydi.
Asil gönülleri mutlu eden, en manidar neşe ve sevinciydi.
Diyarbekir’li olmayanlar, bunları gördüğünde,
Anlata anlata bitiremedikleri, övgülerin övgüsüydü.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, helal aş ve ekmeğimin lezzeti,
Sen, sana meftun bu gönlümün muhabbeti,
Sen, sayılı ömür miadımın şeref ve izzeti,
Ve sen, bir anlık firakında en manidar hasretimsin.
Ey Dyarbekir, Diyarbekir!
Bir anlık firakında, özüm özüme küser,
Kem niyetliler, sanki defterim dürer.
Sana sırılsıklam aşık olan bu gönlümün,
Gam ve kasveti, visaline dek sürer.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, içten gülmelerimin, birinci sebebi hikmeti,
Sen, fikri güzel, gönlü güzellerin, sevgi ve muhabbeti,
Sen, er meydanına çıkanların, manidar cesareti,
Ve sen, insan gibi insan olanların, yalancı cennetisin.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, özene bezene yazdığım şiirlerimsin. Ben yaşadıkça gönül kasamda saklanacaksın.
Sen, zebercetten, yakuttan, otağın kurmuş havsalamdan asla ve asla silinmeyeceksin.
Sen, anlatılmayacak kadar güzel, hoş ve o kadar da tatlısın,
Ve sen, bir anlık firakında, visalin bir gün önce gerçekleşsin diye, dua ve niyazlarım olacaksın.
Ey Diyarvekir, Diyarbekir!
Seninle, yorgun ve bitkin gönüller olurdu mamur.
Bereket abidesidiydi üzerine yağan her yağmur.
Kim, işin kolayına kaçmadan, kadir kıymetin bilseydi,
Dümdüz olurdu hayat yolları, olmazdı asla ve asla çamur.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, fikri güzel gönlü güzellerin, som altından yapılmış nişanelerisin.
Sen, bağrı yanmışların, hararetlerini gideren, suyu şarıl şarıl buz gibi akan, çeşmelerisin.
Sen, bu üç günlük fani dünya hayatında, rahmani yollarda yaşama hevesilerisin.
Ve sen, firakları bitiren, ermişlerin meclisinde çok ateşli konuşulan visallersin.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, geceleri asumanımı süsleyen, pırıl pırıl parlayan yıldızlar, zemherilerde beni ısıtan güneşimsin,
Sen, tam kıvamında pişmiş, tadına lezzetine doyulmayan, en helal ekmeğim ve aşımsın,
Sen, en sıkıntılı günlerimde, beni teselli eden, sırlarımı paylaştığım, can ciğer olduğum arkadaşımsın,
Ve sen, Güneydoğu'da, parmakla gösterilen, yüzlerce medeniyetlere beşiklik etmiş doğup büyüdüğüm, en güzide en nadide sıla ve vatanımsın.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.