Kendini övmek için başkasını yerenler
Tertemiz sayfalara pis elini sürenler
Hakikat defterini insafsızca dürenler
Gerçeklerin zamanla çıkmak gibi huyu var;
Yalan senaryoları arındıran suyu var ...
Canımdan yakındın, gönül köşküme
Sürüne sürüne giden sen oldun
Ben ummazdım senden Allah aşkına
Görüne görüne giden sen oldun
Sana sadakatte kusur mu ettim?
Ardına hiç bakma gönül,
Ufuklara dön, selam dur!
Gönülleri yıkma gönül...
Gül bahçesi bir alem kur.
Çizgini hiç bozma sakın.
Bazen meltem eser, fırtına susar...
Dalgalar sahile, o anda küser
Ateşler dans eder, suyun göğsünde
Gece gülümserken; gündüz, kan kusar...
Fırtınalar durdu seni görünce.
Evlat mecalini babadan alır.
Mecalin bitmesin güçlü ol baba..
Seninle her anım huzuru bulur.
Huzurum gitmesin güçlü ol baba...
Güçlüysen güçlüyüm; mutluysan mutlu.
Yıldızları gözlerinde gördüm
Yalım yalım ısıttı yüreğimi
Bahara döndü bakışlarınla dünyam,
Yeşerdi gönül bahçelerim.
Rengarenk çiçeklerini sundu sonra...
Kara kışları unuttum gözlerinle
Hasretinden ölmek mi kader?
Yar yolunu gözlemek mi ?
Taşa, toprağa, dağa, ovaya
Haykırmak mı yokluğunu?
Aramak mı Gülçiçek?
Ateş yanar duman tüter
Özlemin ölümden beter
Beklemekten öldüm yeter
Yollarına gül dökeyim
Önceleri gelirdin ya
Senin gülün gül müdür ?
Benim gülüm yanında.
Gül seven gönül müdür?
Gülün gül vatanında...
Gülüşüne gül derem
Gülümse anne...
Gözerinde şafak renginin ışıltısı;
Yanaklarında Anadolu açsın
Tomurcuk tomurcuk...
Bal damlasın dudaklarından yüreğime...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!