Yıl 1983
Yuvası olmayanların yeri idi burası. Annesi, babası olmayanların, halası, amcası, bacısı, dedesi, ninesi olmayanların. Ya da varda yok. Bırakmışlar sizi kaderinize…
Bir oda içerisinde 16 çocuktular şimdi… Ve hepsinin bir hikayesi vardı. Ve hepsi de kimsesizdiler işte… Gece aralarına iki kişi daha katıldı. O gece bütün çocuklar uyuyordu üç çocuk dışında… Metin ile Halil birbiri ile konuşuyorlar ve biri de onları dinliyordu: Dicle.
İçeri şimdi girenler ise iki kardeşti. İkiside aynı gecede annesiz babasız kalmıştı… Babası, annelerini öldürmüştü bir yıl önce. Ve şimdi kimsesizler yurduna düşmüşlerdi. Ne ablaları ne de abisi bu ayrılığa engel olamamışlardı. Devletin görevlileri akşamüzeri evlerine gelmiş ve köylerinden İstanbul da bulunan kimsesizler yurduna yolculuk başlamıştı. Ve işin garibi çocuklar bu ayrılığı nereye götürüldüklerini bile tam anlayamamışlardı. Şimdi köylerinden ninesinden 2 ablasından ve abisinden çok uzaktılar işte. Neler yaşamamışlardı ki şu son 2 yılda iki kardeş…
Sadece bir yatak vardı boş… Görevliden birisi bağırdı…
Uyanık olan var mı. Uyuyamayan var mı
Bu memlekette yazarlar susuzluk ve açlık çekmiyorlar...! Gündem öyle bir değişiyor ki... 3G, 4G, 5G hızına yetişemez. Bundan yedi ay öncesinin gündemine bir gönderme yaptığım öykücük, şu sıraların sıcak gündemine de oturmuş olacaktır. Eşarp altında kimse 'Buzağı' aramamalı aslolan. Ve 'Cumhuriyet'in gereği olarak kişi Hak ve Özgürlüklerine saygılı olunmalı. Açık olana da kapalı olana da saygıyı elden bırakmamalıyız.
Kırmızı Başlıklı Öküz Oğlan... Ve Kırmızı Eşarplı Penguen kız...!
Kızlarım için... Ve bütün Türk çocukları için:
(Not. Bu öyküde sanal reklam uygulanmıştır)
Benim sevdiğim kız meğer Edward' a aşıkmış anne...
Geçen sokak başında yürüyordum. Ve sevdiğim de belirdi sokakta, beni görmedi... Takıldım peşine. Edward denen hergeleyi yakalamak için. Hem benlesin hem onla! Hesabını sormam lazımdı. Bi osmanlı patlatacaktım ikisine, herşeyi bitirecektim... Olmadı. Direk işine gitti sevdiğim. Kimdi bu ajantasında yazan Edward hıyarı. Sevdiğimi çalmıştı benden.
Ankara…
Saatine baktı Uğur. Tam o sırada telefonu çaldı…
- Gökyüzünde yıldız yok bu gece dedi telefonda en son, telefondaki adam… Kafana göre takıl…
İçindeki sıkıntı hafiflememişti. Kızılay’ da gittiği yeri bilmeden yürüyordu şimdi. Bu saatten sonra eve gidip dinlenmekte istiyor, bir kafede oturup çay- simit yemekte… Yürümekte istiyordu, bir bankta oturmakta… Bir de denizi olsaydı şu şehrin…
Peşindeki adam ise tedirgindi. Bu akşam bu iş bitmeliydi… Ama pek tekin biri değildi peşindeki adam. Ve başarısız olması durumunda belki de canından olacaktı… Biraz yürüdükten sonra boş bir banka oturdu. Adam sinsice sokuldu… Sustalı bıçağını çıkardı, sustalı bıçak tutan elini sırtına doğru kıvırdı…
- Uğur bey!
Yıl 2018
Devlet kokuşmuşluklara karşı 7 kişiden oluşan çok özel bir ekip kuracaktı... Her taraf kokuşmuşluktan geçilmiyordu artık... Adım başı pislik vardı... Her türlü ahlaki pislik ile iç içeydi herkes... Halk garibanlaşmış, devletin yukarısındakiler rahatlarına düşkün, zevk-i sefasında yaşayıp gider olmuştu... Halk adeta eziliyordu. Aslında devlet artık 'Kangren' olmuş yarasını biliyordu ama kesip atamıyordu... Öyle bir ekip kurulmalıydı ki pisliğin bütün vanaları kesilsin. Halk refaha kavuşsun...
***
Yıl 2019
Devletin inanan, temiz, vatanını/ milletini seven 7 kişiyi bulması tam bir sene sürdü... Artık Operasyon U için düğmeye basılmış ve ilk adım atılmıştı... İlk iş bu 7 kişiye ekip içinde kod verilecekti...
1. Kişi: Kemal... 1 harfli kodu- K Yalan söyleyemiyordu...
Galatasaray Bayrağını geçin...
Amerikan Bayrağını geçin...!
Al kanımızla, Ay'ımız-la, yıldızımızla
Türkiye'mizin olan...
Türk Bayrağımıza gelin!
Okullar da var...
Konuş ve hiç susma,
Sonuna kadar hakkını iste
Alıncaya kadar kuruş kuruş...
Ve sonra sus,hiç konuşma...
İkiyse dört iste
esirgedin benden
bir gülümsemeydi istediğim,kalpten
bir sıcak lafın,içten..
bir babadan isteği gibi evladın
bende sevmeni istedim baba gibi...
sevmeni istedim,yalandan değil
Kabristan,sana kendimi getirdim
İlk gün misafir muamelesi yap bana
Münker-Nekir gelmesin...
Hiçbir cevap vermem gelseler
Ben cevap alamdım hayatta hiçbir soruma...
Bugün bir adım yok benim
Serseri mi yoksa divanemiyim...
Bu beklediğim ne?
Neyin nesi şimdiki bu karanlık
Karanlık içinde kalan sadece benmiyim..




-
Ömer Faruki
Tüm YorumlarHocam size nasıl ulaşabilirim ?