Hayvanlık aleminin en büyüğü ve Hayvanaryüs Profösör lakaplı Caretta Caretta liderliğinde olağanüstü toplantı başlıyordu... Çin'den Prof. Panda vardı. Avustralya'dan Prof. Kanguru, Afrika'dan Prof Çıta, Rusya'dan Prof. Kaplan, Güney Amerika'dan Prof. Lama, Türkiye Ankara'dan Prof Kedi, Suudi Arabistan'dan Prof. Deve bu toplantıda yerlerini almışlardı. Hepsi de büyük düşünürlerdi... Yıl 28.08.2808 di hayvan takvimine göre. Bu üçüncü toplantıydı hayvanlar arasında yapılan. 192 yıl beri alınmıştı toplantı, olağanüstü gelişmeler üzerine. mesele görünürde insanlığı ilgilendiriyor gibi görünse de hayvanlığı da ilgilendiriyordu! ... Toplantıya - Küçük Fil- lakaplı Hindistan'dan Fil kovulmuştu... Çünkü oturacak ona göre sandalyede sıkıntı olacağından, ona anlayışla karşılanması söylenmişti...Yerine Ankara'dan kedi seçilmişti. Ona göre sandalye vardı tam da zaten :)) Almanya'dan Prof. tavşan küstüğü için toplantıya katılmayacağını açıklamıştı. Sonra katılmak istemiş ama toplantıya İngiltere'den Prof. Yılan ve Fransa'dan prof. Horoz gibi geç gelmişti. Toplantı yarıda kesilmemiş onlar 'Vip' odada beklemeye alınmışlardı. Toplantıya reklam arasında katılıp katılamayacakları oylanacaktı. Bütün hayvanlık bu tarihi toplantıyı televizyonları başından izleyebiliyordu. HYVN TV bu toplantıyı canlı canlı veriyordu üstelik...
- Ey Hayvanlar! dedi, Caretta Caretta... Hepiniz hoşgeldiniz. Hepiniz sürüsünü temsil ediyor... Dünya bizim olmaktan çıktı... Dünya bu güne kadar görmediği insanlar tarafından kevgire çevrildi.
- İnsanlık savaşı yakın. Bu insanlık savaşı bizi de ilgilendiriyor... Hayvanları bir süzdü prof.Caretta caretta... Kelimeleri sıraya koymaya çalışarak,
Camıma vuruyor kar taneleri,
İçerde baharı- yazı neyleyim...
Elimde kurumuş çiçekler- güller,
Gel dediğimde gelmeyen kızı neyleyim...
…
Ben duruyorum olduğum yerde,
Ne olurdu seni gönlüme yazaydım,
Nasır tutmuş yüreğime kazaydım,
Ne oldu, neden sıkıldın benden
Sen Güneş'sen ben de Ay'dım...
…
Ne olurdu hep seninle kalaydım,
Gecemde bana gündüz olmuştur,
Yardan vefa görmeyince
Ay’la yıldız sürgün olmuştur
Yârin yüzü gülmeyince
Ne dertlerimi anlatayım
Ne dert dinleyeyim
Pinokyo'yu ben öldürdüm...
Kara kışta odunumuz bitmişti.
Dün akşam.
Oduna nacağı tam vurarken dile geldi...
Keşke söylemeseydi,
Pinokyo olduğunu.
(Neşet Ertaş Üstadımıza ithafen)
Neşet'ler ne şartlarda yetişir oğul..
Gittiler teker teker ne türkümüz kaldı,
Çanakkale şimdi olsa geçilir oğul...
Öldük tek tek, ne bir tek Türk'ümüz kaldı...
Cebimden çıkarıp çıkarıp yiyorum,
Küçük küçük insancıkları...
Ben bir terziyim.
Ne kadar çok elbise diksem de,
Giyindiremiyorum çırılçıplakları...
10.01.2012
İyi bil ki dost dostun ne verdiğine bakmaz,
Bil ki dost dostun ne uzattığına bakmaz...
Ey Mevlana sen mevlanı buldun, dostunu...
Bu ayrılık niye? Dost dosttan ayrılamaz.
Dost kara toprakta yatsa bırakıp ey Can!
Bil ki dost olan ordan başka yerde yatmaz...
A benim nazar boncuklu yarim,
Bize nazar değdi bak!
O boncuğun faydası yok kendisine bile...
...
Kahve falıma da bakmıştın hani,
Mutluluk görünüyordu bana sözde,
Bir ilham sağanağıydı
Bitti işte..
Adına yazdığım şiirleri okumadan,
Gitti işte...
2009




-
Ömer Faruki
Tüm YorumlarHocam size nasıl ulaşabilirim ?