HÜZÜN
İçimde binbir hüzün...
Her şeye, herkese öyle uzağım ki bu aralar...
Hüzzamlı bir sonbaharın tam ortasındayım,
Ayaza çalıyor düşlerim... Kuruyor umutlarım.
Kelimelerin bittiği o ıssız, o yapayalnız duraktayım artık,
Işıklar birer birer söndü, zifiri bir karanlığın koynundayım.
Duyuyor musun... içimden geçen bu sessiz, bu kimsesiz çığlığı?
Bu gece odamdaki buz gibi soğuk duvarlar bile bana acıyarak bakıyor,
Zaman akmıyor sanki...
Akrep yelkovana, gençliğim ömrüme küsmüş bu gece.
Uzaklarda bir yerlerde, dalından kopan kuru bir yaprak düşüyor yere,
Sesi gelip tam göğsümün ortasına, kalbimin kırık yerine oturuyor sitemle.
Yalnızlık dökülüyor kaldırımlardan, sokak lambaları bile halime bükmüş boynunu.
İçimde biriken o devasa, o amansız, o boğucu sessizlik...
Sustukça çığlık oluyor içimde... sustukça öldürüyor beni derinden.
Söylesene...
Hangi insafsız rüzgâr savurdu bizi böyle darmadağın, ayrı yönlere?
Hangi günahın bedelidir bu uykusuz, bu bitmek bilmez kâbus geceleri?
Ben her gece penceremde simsiyah yalnızlığı acıyla demlerken,
Sen hangi uzak kollarda, hangi yabancı aydınlıklarda unuttun bendeki yerini?
Bilemezsin...
Şimdi bu kimsesiz, bu terk edilmiş ve yorgun saatlerde,
Soluğumda keskin bir ölüm ayazı,
Omuzlarımda bıraktığın o ağır kederin yükü var...
Bir şehir uyuyor şimdilerde, sokaklarında nefesimiz, ayak izlerimiz tamamen solmuş,
Sana yazdığım mektuplar sararmış çekmecelerde, ömrüm gibi şiirler de yarım kalmış.
Sanki dokunduğum her nesne, sustuğum her cümle hâlâ buram buram sen kokuyor.
Gözlerimi kapatsam dipsiz bir uçurum, açsam yüzüme çarpan o gaddar yokluğun...
Kendi sesimin yankısından bile ürküyorum artık, öyle derin, öyle dipsiz bir gurbet bu.
Yüreğimin tam sol köşesinde, saplandığı yerden hiç çıkmayan bir sızı var... Adı konulmamış.
Ne yana dönsem hazan vuruyor yüzüme, neye dokunsam buz kesiyor feryatlarım.
Takvimin yaprakları dökülüp gidiyor ama bendeki mevsim hep o gittiğin günkü gibi kapkara.
Zamanı geriye sarmak istedikçe, kalbime daha da batan bir hançer gibi işliyor anılar,
Seni sakladığım, gözümden sakındığım o gizli liman... Şimdi fırtınalarla, feryatlarla boğuşuyor.
Şimdi...
Önümde upuzun, sonu intihara çıkan siyah bir gece...
İçimde binbir kırgınlık, dudaklarımda kanayan yarım kalmış bir veda.
Hüzzam makamında bir cenaze şarkısı gibi çalıyor yokluğun,
Kapatıyorum gözlerimi...
Ayaza çalıyor düşlerim...
Sonsuza kadar...
Galip Deniz Tatar
30.10.2026
02:16
Kayıt Tarihi : 30.10.2026 02:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hüzün lü bir gecenin peydahladığı bir kaç söz...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!