Hışır Şiiri - Önder Karaçay

Önder Karaçay
3612

ŞİİR


86

TAKİPÇİ

Hışır

Atalarım yağmurdan kaçan doluya tutulur derdi.

Bizim Kafkasya bölgesinde doluya hışır* denir.

Çocukken dağda ve yaylada küçük kuzuları otlatırken hışır yağdığında küçük kuzuların derileri gömgöy** olurdu. Tümünün üzerine kapaklanmaya çalışır küçük kuzuları hışırdan korumak için çaba harcarken kendi kafam bilye büyüklüğünde yağan hışırın hırsı karşısında şişiyor ağrısını hissetmiyordum. Peşisıra güneş açardı ve tümü anında unutulurdu.

Yağmurluk ve benzeri bir koruyucu kullanmak gibi bir kültürümüz yoktu.

Doğada ne varsa tümü nasıl ıslanıyor ve kuruyor ise bizde aynı şekilde ıslanır ve kurur aynı anda bir kaç mevsimi birden yaşardık.

Yağmurdan kaçtığımız için hışıra yakalanmış değildik.

Tabiatın bir parçası olduğumuz için yaşanan her durum doğasına uygun bir kabul görürdü.

Ne tabiat bizi dışlar ne de biz doğa ile bir savaşa girmezdik.

Yunus Emre'nin dediği gibi karıncayı bile incitme karınca bileden incinir ahlakı ile büyüdük, büyütüldük.

O yıllarda her ne kadar siyasi misyoner olumsuzluğa rağmen yinede yaşam bugün ki kadar kötülüğü barındıran hoyrat tutuma, besleyip büyüten insanlara sahip değildi.

Sonra işin içine ne zaman para, güç ve köşe dönmecilik adı altında üstünlük yarışı takva sahibi olmak yerine madde güç sahibi aynı zamanda takva sahibidir yanılgısı yerleşik bir misyoner niyetli kültüre yerini terk edince bu zulme karşı başladı doğa ile uyumlu birlikte bugün ki kozmik destekli devrim süreci.

Anadolu da yaşanan susuz deniz şer tufanında suya düşenler bugün her yılana sarılmaya kalktılar.

İşte orada dananın kuyruğu koptu.

Orta doğu da Ukrayna'da yağmurdan kaçan doluya tutuldu.

Bin yıllık kinin peşine düşenler bugün düştükleri yerden kalkamaz hale geldiler.

Tabiat ve evrensel matematik ölçü soyguncu, soykırımcı, yayılmacı haçlı batının ve doğunun tüm işbirlikçilerini şer tufanı ile birlikte tuzağa düşürdü.

Anadolu ve Türk ulusu üzerinde hesaplar tutmadı yüz yıl önce ki gibi bin yıllık kin yüz yıl önce ki kuyruk acısı hınç birlikte tarihin çöplüğüne çoktan atıldı.

Yaşattığını yaşaması gereken her zalim bugün niyeti gibi eli yüzü kanlı bir soyguncu soykırımcı yayılmacı kötülük olarak yeryüzünün her yerinden kovulmak durumu ile karşı karşıya kaldılar.

Bilim ve teknolojiyi kötüye kullanarak mehdi ve mesih hesapları da istedikleri gibi gitmeyince yeryüzü zalimlerine son gözüktü.

Anadolu tabiri ile yukarısı bıyık aşağısı sakal. Bugün ki tıkanma durumunu başka bir söz ifade edemez.

Barış yapıyoruz adı altında kan dökenlere yeryüzü gün yüzü göstermez.

Ya bunların dostları ne olacaklar diyen soruları duyumsuyorum.

Yönetim devrimi ve kamulaştırma devrimi ekonomisi ile Anadolu'nun toprağı ile küsen insanını barıştıran devrim kararları almadan karşılıksız para basarak karşılığı olan maddi değerleri yutan yasal korumalı tefeciliğe son vermeden, enerjide bağımlılığı düşüren devrimler yapmadan, en az dört kuşak devrimi koruyacak doğaya uyumlu eğitim ve öğretim içinde üretim anlayışı devrimi yapılmadan, teknoloji ve iletişim vb sektörlerde dışa bağımlılığa son vermeden, ulusal internet ve doğaya ve yaşama uyumlu ulusal teknoloji ve bilim ahlakı olmadan bu kısır döngü yeryüzünde hasarı büyütür hiç huzur bırakmaz.

Haçlı barbar batının buhar olması gereken tefecilik sistemini devam ettirmek zorunda değiliz.

Özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı dayatması ile demografik yapı değişikliği dayatması yasa ile yapılabiliyor ise kamulaştırma devrimi ekonomisi de yönetim anlayışı devrimi de yasa ile yurttaş hukuku ve etik ahlakı içinde Türk ulusunun yararına yapılabilir.

Anadolu'nun tütününü paketleyip istediği fiyattan satanların ruhsatları hukuk içinde sonlandırılır. Devleti Aliye mirası Tekel İnhisar Fabrikaları yeniden açılır. Osmanlı torunu olduğunu iddia edenler o mirasa sahip çıkan ahlakın yüz yıl önce ki Cumhuriyet devrimleri olduğu yeniden idrak edilerek soygun tek tek bitirilir.

Anadolu gibi doğal bir fabrikası olan Türk ulusunun ecnebi hiçbir şirk kurumunun fabrika ve yatırım adı altında soygun yapmasına ihtiyacı yoktur.

Kamulaştırma devrimi ekonomisi kararları alındığı gün kapitalizmin Anadolu da ipi çekilmiş olur.

Özelleştirme talanı ile yaşam pahalılığını durduramaz hale borç, tüketim, dış alım bağımlılığı ve satın alma gücü paranın ticareti tehdit ve tavizi büyüttü.

İran saldırısı sonrası Türk ulusu büyük kararlar vermenin eşiğine uyandı.

Masada kimse kimseye hakkını zorbalık ile kaybetmez.

Bunun karşısında hiçbir yetki ve güç tutunamaz.

Yayılmacı ülke değiştirmek peşinde koşmak bir önceki tuzağa benzer tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek adına oyuncu değişikliği yapma benzeri bir tuzaktır.

Türkler yeryüzünde Türk Birliğini kurarak kendi kendine yeten bir ekonomi ile bilim, teknoloji ve sanayide nitelikli üretim anlayışına sahip insan yetiştirmek yoluyla bu zulme son verecek.

Mevcut tek yetki bunları yapabilir. Yapmazsa yapanlar gelir. Bu doğal ve evrensel kozmik destekli bir süreç olup Anadolu ve Türk'ün ortak kararıdır.

Yaratan, yeryüzünün sevgi ve huzur gücü Türk, toprak ve tohum yeniden Anadolu da yeryüzünün huzuru için kavuşacak.

Jeopolitik konum üstünlüğü jeostratejik us ve duyunc destekli yönetim anlayışı ile birleşince yeryüzünde tüm dengeler değişecek.

Türk çağı on yıl önce kozmik devrim süreci ile çoktan başladı. Soyguncu soykırımcı yayılmacı barbar haçlı batı çoktan kaybetti.

Anadolu da bir şer tufanı daha koptu hiçbir zalim yağmurdan kaçarken hışıra tutulmaktan kaçamadı.

Kaçanlar bir gün yeniden geri geliriz hayali görüyorlar.

Anadolu üzerinde yaşamayı hak etmeyen kimseye yer vermeyecek. Üzerinde ki zulme son veren Anadolu ile sonsuza kadar bütünleşecek.

Bugün ki zulüm bin yıllık kin üreten roma kalıntısı bir talan zulmü olup Anadolu ve Türk ulusu bu toprakların ilk ve son sahibi olarak böyle bir talan ilk kez yaşadı. Böyle bir sonda yeryüzünde ilk kez yaşanıyor. Hazmetmek zor. 1938 sonrası Türk ulusu gördüğü zulüm karşısında aynı şekilde çok zor hazmetti. Sabır, azim, kadim bilgelik kültürü ve etik ahlak anlayışı yeniden kazandı.

▪️ Önder Karaçay ▪️

*Hışır: Dolu yağışı
** Gömgöy: Mosmor demektir.

Önder Karaçay
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 17:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!