Atalarım yağmurdan kaçan doluya tutulur derdi.
Bizim Kafkasya bölgesinde doluya hışır* denir.
Çocukken dağda ve yaylada küçük kuzuları otlatırken hışır yağdığında küçük kuzuların derileri gömgöy** olurdu. Tümünün üzerine kapaklanmaya çalışır küçük kuzuları hışırdan korumak için çaba harcarken kendi kafam bilye büyüklüğünde yağan hışırın hırsı karşısında şişiyor ağrısını hissetmiyordum. Peşisıra güneş açardı ve tümü anında unutulurdu.
Yağmurluk ve benzeri bir koruyucu kullanmak gibi bir kültürümüz yoktu.
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta