Yaş otuz dokuz,
Daha dün,
Dokuz yaşında mı bu diyordu babam,
Saymayı çok da beceremeyen anama.
Daha dün,
Oyun oynardım sokaklarda,
Gün geceye döndüğünde,
Bahar kışa çevrildiğinde,
Ferhat Şirin'e, Kerem Aslı'sına kavuştuğunda,
Tende nefes son bulduğunda bekle beni.
Zamanda saatler durduğunda,
Hiç aklımdan çıkmıyor gözlerin,
Dinmek bilmiyor şu özlemim.
Ne desem boş beyhude sözlerim,
Gelmeyeceksin belli ki.
Hasretinle yansa ne olur kalbim?
Çaylar cızırdarken sobalarda,
Ben üşüyorum.
Gözden ırak olmak değil mesele,
Hatıralardan düşüyorum.
Bir bir giderken sevdiklerim toprağa,
Takvimden bir gün daha düşüyorum.
Beden ne ki,
Benim içim üşüyor.
Titriyor kalbim pırpır,
Hayallerim geçip gidiyor.
Umutsuzluğa yok nefsimde,
Hep en iyisini, en güzelini,
Ölüler dirilere çok söz söylediler,
Anlamadı lâkin kalbi ölüler.
Nice kabirlerden figanlar toprak ağladı,
Süslü, boyalı hanelerde hiç duyulmadı.
İbretti gördükleri yaşadığı insana,
Çayı demsiz,
Havayı nemsiz,
Aşkı sensiz severim,
Sen küstürürsün beni.
Günü dünsüz,
Şöyle uzaktan bakmalı sana,
O dâhi yeter bana.
Öyle bir temennâ uğruna,
Dövünmeli yana yakıla.
Suya okumalı güzelliğini,
Kazımalı memleketin dağına taşına.
Yavaş yavaş tükeniyorum, ben yaşıyorum.
Yokuş mu tıkadı nefesimi?
Ağrılı dizlerim kahır kaldıracak gibi değil.
Sonu mu yok şu sitemin.
Ümitlerim söndü...
Lapa lapa bir kar yağsa şöyle,
Ayaza çeken gönlüme.
Ilıman bir hava, çiçekçe bir iklim.
Beyaz bir örtü,
Beyaz, beyaz ve masum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!