Çaylar cızırdarken sobalarda,
Ben üşüyorum.
Gözden ırak olmak değil mesele,
Hatıralardan düşüyorum.
Bir bir giderken sevdiklerim toprağa,
Takvimden bir gün daha düşüyorum.
Beden ne ki,
Benim içim üşüyor.
Titriyor kalbim pırpır,
Hayallerim geçip gidiyor.
Umutsuzluğa yok nefsimde,
Hep en iyisini, en güzelini,
Ölüler dirilere çok söz söylediler,
Anlamadı lâkin kalbi ölüler.
Nice kabirlerden figanlar toprak ağladı,
Süslü, boyalı hanelerde hiç duyulmadı.
İbretti gördükleri yaşadığı insana,
Çayı demsiz,
Havayı nemsiz,
Aşkı sensiz severim,
Sen küstürürsün beni.
Günü dünsüz,
Yine demli sevdalarla uyuyoruz bu gece,
Yine hasrete boğuluyoruz bu gece.
Kaç zamandır gurbetiz yâra,
Bilmem ki bu kaçıncı gece.
Yine karanlığa kalıyor,
Neden delirmiyor insan?
Normalde bu kadar acı çıldırtır adamı.
Neden aklımız başımızda hâlâ,
Yahut delirdik de farkında mı değiliz?
Neden ölmüyor insan?
Normalde bunca dert öldürür adamı.
Zalimin varsa zulmü,
Mazlumun Allah'ı var dedik.
Bekledik Allah'ım bekledik o günü,
Bu köpek daha ne kadar yaşayacak?
Derdi düşmanlıktır dinime,
Fakir utanır da ekmeğinden,
Zengin kalmaz debdebe gösterişinden.
Garip verir de ekmeğini bir garibe,
Zengin günahın vermez zengine.
Acısı yoksulluktandır merhametimin,
Yâr bugün yine mahzûn,
Gülmez yüzüm.
Nazlanır pare pare,
Çare olmaz hiçbir sözüm.
Küçük cesaret büyük aptallık,
Enaniyet ne büyük ahmaklık.
Cılız cesaret dağ gibi cehalet,
Kahramanlık efsane cehalet aptallık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!