Yaradanın sığınıp affına,
Üzüldüm o kara bahtına.
Civan gibi yiğit düşüp bağrına,
Şehid olmuş memleketin.
Eyvah eyvah ki anaların gözü yaşlı,
Günışığı aydınlatamayacak karanlık,
Niyeti hain, duruşu kalleş sözü nâmert.
Kanıverdi gafletim, basiretim bir anlık,
Öyle sanıyordum ne yiğitmiş ne mert.
Zulmet akarken öfkeli bakışlarından,
İçimde bir melek bir şeytan,
Çarpışıyor bir lâhza durmadan.
Kavga, fecaat, buhran, stres, sıkıntı,
Kesiliyor nefes, tekliyor kalp ve bir çarpıntı.
Usulca ölmeli karmaşasında katil hayatın,
Gidiyorsun demek,
Hele söyle var mı bir eserin?
Desene geriye kaldı ancak semerin,
Üzülme, daha beteri vardır beterin.
Boşa mı geçti koca ömür,
Her sevda bir acı barındırır,
Lâkin her acıda bir sevda var mıdır?
Var mıdır bir günahı aşığın,
Maşuğun ki vebali var mıdır?
İstanbul,sen hayatın anlamı,
İstanbul,sen tarihin destanı...
Fatih'in,Ulubatlı'nın şanı,
Sen İstanbul,müslüman Türk'ün canı,
Vazgeçemem,sen benimsin İstanbul!
Hasta yatağında doğrulunca iyileşir sanma
Yaraya sinek konunca kapanır sanma
Nefes aldıkça bu dünya senin mi?
Doymaz kör nefsin tıkanır sanma!
Yaşamadığın günleri ömürden sayma
Şiir dediğin peçeteye yazılır,
Yaprağa, ağaç kabuğuna yazılır.
Kağıda şiir yazılır mı hiç?
Şiir dediğin gönle yazılır,
Kalbe, sadırlara yazılır.
Satıra şiir yazılır mı hiç?
Türk'ün yiğidine ölüm yakışır,
Gülmek şerefsize kaldı.
Türk'ün yiğidine ölüm yakışır,
Mesût olmak şerefsize kaldı.
Nice hilâl bakışlı ay yüzlü yiğitler,
Yüz sürdük kapına, hadsizce,
Eyledik onca isyan, edepsizce,
Her günah hoştur nefsimizce,
Bizi bize bırakma kimsesizce,
Şefaat yâ resûlullah.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!