Hıdırellez İkindisi Şiiri - Oğuz Kılıç

Oğuz Kılıç
105

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Hıdırellez İkindisi

O yükseldiğinde kameranın kadrajında şehvetle
yükselirdi yükselirdi yükselirdi ve...

Meşaleler istiflemiş ateş ırmaklarında, döker keder
ırmağa çingene isyankarlar…kelebek kanatları akıtır
hep sonbaharr..hıdırellez mevsimine mühürlenir şiirbaz;
Hüznün konçertosunda sevdalarla dağlanır; cerahatlar fışkırtan
kastanyetin yarası..efkarın darağcında papatya cesetleri
Asılır müebbeten mapushane sularda..sularınyangınında
Şehvet şavkımaları, doğurtur klarnetten sazende ikindiyi…
Hıdırellez mevsiminde istiflenir çerçöp. İstiflenir defnelerle
çiçek cesetleri... yakamozlu sular kördüğüm saçlarına,
Dağlanan yaralar çağırır çingene makamında..enstürmantal
Patlayan depresyon ıslıkları, cüzzamlı türküler besteler
ıssızlıkta…papatya ölüleri azapla çiçeklenir, pervane kanadının madeni yalazında.
tomurcuklar çatlatır melankolik ağıtlar..sevda ağıtlarına
çağrılır klarnetli acılar..meşaleler harlanır hıdırellez ırmağında..
dökülür uçuruma kanatlanan sevdalar..sazende makamında
kurşuni kelebekler, yağmalanmış bedenlerin avazında can çeker..
Bekaretin virajından savrulup bariyere, şarampole düşer ateş
ambiyansında şehvet... Çingene avazında patlayan darbukalar,
yarasını biriktirir cerahatlı yağmurda..Peşkeş çekilince aşka
Çingene bekaretler; yırtılır kızlığı gelinciğin ve yiter.. çeker sizi
dipsiz uçurumlara keder...Çeker sizi bataklıklara ecel...
Şehvetin girdabında hanende iniltiler; çarmıhına gerer çivilenmiş
çiçekler..sübyani yangınlarda ateş iniltileri, intiharın sancısına
dilsiz uçurumlar eker.. Azabın muştusuyla sazlıkta nefes nefes;
nefes nefes yanarsınız ey çingene pervaneler! döker keder sanrıya
dağlanan çiçekleri, meşaleyle donanmış ateşli ırmakta ne?

O yükseldiğinde kameranın kadrajında Şehvetle...
Irmaklarda akar gider ateşli pervaneler!

Kurşuni kanatlara dökülür kelebekler..ateş mahlukları
Akar Uçurum ıssızlığında..efkar kaburgasından doğar,
hüzzamkarca acılar..hıdırellez ağıtından şehvetin kanatları;
katlolarak geçer rüzgar uğultusunda..sübyani acılarda kirlenir
sevişmeler..taç yapraklarından kanar hüzünkar pervaneler...
kabus ambiyansında nefsinin ateşleri; harlanır emmarenin
uçurum sevdasında..klarnet gürültüsü semazence raks eder;
pervane esrikliğinde saçlarında suların..efkarın darağcında
müebbet mahpusluklar; medcezirce gidip gelir şavkında isyanların...
böğürtlenler ezilir kelamın dağarcığında..hüznün senfonisi
Yapraklarda şavkır; uğultulu kanatların madeni ıslığında..tomurcuklu çiçekler
şehvetleri besteler.. gövdelenmiş ergenliğin ikindi sularında..
çingene klarnetin efkarına üflenir; tomurcuklar patlatan şehvetli
vesveseler..zikir uğultusunda şeytani süvariler, melankolik girdaplara
hıdırellezi eker..Çeker sizi bataklıklara ecel..çeker böğürtlen şehvetinden
kadavradan çelenkler...ırmaklarda akarken kelebek cesetleri..doğardı
küllerinden ankalar nefesnefes...ateşleri harlarken pervane türküleri;
nefesnefes azapsınız ey efkarlı çingeneler! kederin savletinde yiter
uçurum çiçekleri..meşaleler döken efkarlı türkülerde…

Ve O yükseldiğinde kameranın kadrajında Şehvetle
yükselirdi yükselirdi yükselirdi ve....

Oğuz Kılıç
Kayıt Tarihi : 7.5.2016 12:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Oğuz Kılıç