Vasiyetname
Bu yazdıklarımın ben ölüyken okunacağını bilerek yazmak garip hissettiriyor. Konuya girecek olursak çok erken yaşta hayattan elimi çektim. Beni heyecanlandıran bir hedefim ve hayalim olmadı. Çok yönlü bir çocukluk geçirdim; yapboz, satranç, çizgi filmler... Biraz büyüdükten sonra kendimi uzun bir dönem spora verdim, sonra kitaplara, felsefeye ve şiirlere.
Ölünce bırakın cenazemde hacı hoca görmeyi, dua bile okunmasını istemiyorum. Bu safsatalara hiçbir zaman inanmadım, inananlara da içten bir saygı duymadım.
Olursa dedemin üstüne gömün (Dursun Şeker). Benim ruhumun garip ve yalnız halini bir tek o anlardı ama erken yaşımda öldü. Onu herkesten çok seviyorum.
Ölüm, yavaş ama devamlı esen soğuk bir rüzgar gibi içimi ferahlatıyor. Tekrar farklı bedenlerde gelir miyim?
sanmam...
Dediğim gibi dostlar, yeteri kadar yoruldum. Beni anmak isteyen bir ağaç sulasın veya Ali Rıza Albayrak'ın Ey Erenler deyişini dinlesin. Beraber defalarca ağladım gecelerce.
Tabii, bu sözlerden bağımsız.
Soy bakımından eski Türk Kızılbaş-Alevi inancından geliyorum. Ama bunun da Arap'ın safsatalarıyla asimile edildiğini düşünüyorum. O yüzden tek keskinliğim Türk olmamdır.
Cehenneme gideceğimi düşünen varsa beni büyük ihtimalle Tanrı Arap Yarımadası'na yollar. Oraya uğrarsanız görüşürüz.
Aşk ile kalın
Yağız Şeker
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 02:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!