Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

Varılışa , varoluşa örülü sen ağı var arı oldu aşk dizelerinde.
-Aşk kendi tizlerini sundu tözlerime. Özüme doğru kendimi bulmaya yönelik şerhalar çizdim.
-Albenisi üst benlerde olan ola gelişmişin geçmişinde kaldım.
Sen ordaydın, seni oradan taşıdı gelecek.
-Mutluluk can yüzünü gösterdi can kırıklarına.Gayrı benden taranabilirsin.
-Umudunu yüreklere sızdırabilirsin. Renkten renge sahipli seviler ekleyip beni gül kırmızına sunabilirsin.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Celladım gülümsedi gün yüzüne. Artık sen varsın. Artık yaram yok Zindenaz.
-Son isteğin demlerinde içiliyorum aşkına. Artık yeniden sevmenin baharıyım.Çiçeklerin açıldı açıklanmamış sevda toprağımda. Gövdemdeki yarayı görmüyor senle yaşayış haritam. Seni şehir yaptım.Yaşanası kentler Newyork, Bern, Toronto, Auckland, Yeni Zelanda, Stocholm, Sdney, Ottawa, Münih, Lüksemburg, Kopenhag, Brüksel, Cenevre gibi. An be an farklı özler sunuyorsun.Neo ışıkların gözlerinle kardeş olup beni huzura taşıyor.

-SEN dedim kentlerime. Son dedim bakışınla başlayan sevda okyanusumuza. Sen dedim yaşayan, yaşanamayan,yaşanacakların adına.
Sen uçma ki can kelebeğim olmayasın.Hiçbir zaman yüzme ki ruhumun yaralı balığı uyanmasın.
Sevmek nedim olsun sen nedime.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Maşuğa Yakışmaz Ağlamak

Arzuların yanardağıyım ben. Lavlarımı özleyen güzellerin gönül bağrına akıyorum.
-Beni de Yusuf’lardan sayma.Ben Yusuf değilim. Ben Yusufluğu çoktan geçtim.
-Ben, ben’i geçemedim.Benden olan senden geçemedim.Hallac-Mansurun mensur haliyim. Enellerim var ruhuna akan. Ben Hallac-Mansurun seni yeniden yaşamaya
Mezkur anlatılmazım.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sen ki güzelliği yeni tanımladın aşk sözlüklerine.Şimdi hangi güzelin tanımlı,aşina manalarında sensizliği anlamlandıracağım.
Nasıl izah etmeli bunu yanılgılar, sanrılar, sonralar, önceler ve de bir gün gelmelere bu zahiri durumu.
*Gözlerinde sakladığın binlerce mananın bakışında nasıl arınacağım. Hüzünlü bakışından beslenen damlalarıma hangi sözün kurumuş olarak yüreğimde susacak, susturacak ağlayan sensizliği.
Yeryüzü ve gökyüzü gözbebeklerine göre büyüyüp küçülürken dünyamda şimdi bu ayrışımı yapılmış ayrılıkların dilinde ne zaman
bırakılmayacak yüklemini ekleyeceğim.
Pinokyo’ nun burnu ne zaman uzamasını bırakacak hayallerim yalan üstüne yılan söylerken.Burnu Kaf ‘ta, gözleri Kafka’nın Milenas’ında, sözleri Şems’in şemsi sözlerinde olan bu bin çeşit benimin burnu ne zaman güzel kokunu koklayacak.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yarı yarıyaydı cümlelerim sen gelene dek.
S’özlerim yarım, yalnızlığım yarimdi. Seni sevmeyi bekliyor yarım kalanlar. Yarımlarımın yari olunca aşk eli olup başka periler el kalıp sana aktım Şulenar.
*Şimdi seni sevdiğim için ertesi günü özlüyorum.Çünkü her gün daha çok sana alışıyorum. Süzme peynir gibi berraklarına kahvaltı oluyorum. Bandırılmış bir yürek yemeği gibi hayallerimin tadı oluyorsun.

-Uykumun aklını baştan almış olmalısın, gelmiyor bir türlü.Biraz uyusam seni rüyalarda görsem diyorum; ama sözlerin gecemi aydınlattığı için, içim hep gündüz sanıyor. İçim sayende apaydınlık.
-Zaten sevince gün ile gece ortadan kalkıyor .Mevsim yok, iklim yok, mekan yok, akıl yok…Sadece sevmek,sadece sevilmek …

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Uzaklığını unut...Uzak kalmış herkes adına yakınlarımın mıknatısı ol.Çekimle aşkı kendine.
Ellerini uzatır gibi yap ben hisseder tutarım.

*Zamansızlığını ortada bırak ben onu senli zamana çeviririm.
Sensizliğin tercümanı oldum, dilsiz, bensiz, sensiz, aşksız kalmış yalnızlığını yolla, ben sevdamızan yolluk ederim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Masum simyalarda zifir sözlerin
eflatun bir geleceğin adresiydi özlerim
mühürsüz bir oy attım geçersiz sayıldı hayat
seni seçemedim aşk ülkeme

haya heybemizde yokluğun kafiyeli

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

ödüllendirilmiş özlemlerin dilinde yazıldın bana
…:Sensizliğin sessizliğine gün olup bekledim aşkı
Sevmek ile hayatı paftalamak arasın uzanır ruh haritam
…:her zerremde senin tonların kendi atlasını boyarken
soylu kalışların kavında yanıyor sevilişim
…:bir günlere dökülüşün orta yüreğinde artıyor sevgim

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Pervazına takılı hoşluklarım var. Ruhunun kırmızı libasını giymişsin,aşkı örtmek içine. Aşk örtük; ama “ben” soyunuk.
Yakası bir araya gelmeyen derviş gömleği gibi henüz dikilmemiş sözlerim var.Henüz söylenmemiş cümlelerimin terzisi var.
-Hz.İdris benim aslında. Güzelliğine elbiseler dikmeye temiz niyetliyim.Güzel hayallerini süsleyecek cümleden kıyafetlerim var.
Sen soyunuk konuş, ben örterim şiirlerimle seni.
Seni senden giyen aşk kreaksiyonlarım var.Sen sevgi şıklığının gülüsün.
-Açılmamış ilgi güllerin var.Verilmemiş tutku vericilerin var. Özel kanalımsın.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

İçimin kapılarını boyadım, üstüne seni nakışladım. Biriktirdiğim en güzel özlemleri kapının zili yapıyorum. Yeniden efsunlar şehrini ezdiriyorsun gizli kalmış,senle ben arasında paketlenmiş mecburlarımda.
Kamasıyla özlerimi seninle vuran aşkın ölümsüzlüğünde ölmeyen aşık oluyorum.Ruhun kıyısında unutulmuş eski bir bakışın gözlerinden sana bakıyorum.Gözbebeklerin bir bebek sevimliliğiyle benimden ışıldıyor.Gönül defterime yazıyorsun sana gelmek çok istiyorum; ama denklemin son harfi ellerde.El kaldırıyorsun güzeller sınıfından,ben şairimi sevdim, ben şairimi seçtim.İşte bu adam…Bilmece sorulur, cevap sen,bulmacalar çözülür cevap sen,alacalar allanır cevap sen.
Huysuzluğuma güzelliklerle doluyorsun,gitmelerin karartılarında susturuyorsun.
Hani,hatırlar mısın sabah evden çıktığımızda güzel bir hava vardı.Gezdiriyorduk gergin gezmeleri.Bir kırk ikindi yağmuru yakalandın,incecik bir penyen vardı.Islanmış ve bir ağacın altında bana sarılmıştın.Ben gömleğimi çıkarıp sana vermiştim.Her şey Türk filmi gibiydi.Şimşekler çakıyordu,içimdekileri sen görmüyordun.Korkuyordun,ağlıyordun
Neden ağlıyorsun dediğimde şimşekler demiştim. Biricik babamı şimşek çakmasından kaybetmiştim. Seninle ilk kez çıktığım, hayatımın en güzel gününde yine şimşekler şarkılarını söylüyor.Ağacından arkasından çıkmamız imkansızdı.Mesirede kimseler yok,arabamız uzaktaydı.Sen ağlıyordun,üşüyor,titriyordun.Şimşekler çakınca yarı ölü oluyor kalakalıyordun.Gözyaşların,şiddetli yağmur etrafımı sel alıyordu.Ben de üşümeye başlamıştım,atletle oracıkta kalmıştım.Hadi her şey rağmen arabaya kadar gidelim diyeceğim sırada ben ağacın altında yarım çıkmıştı sen hala ordaydın.Bir şimşek altında kaldığımız ağacı vurmuştu,seni çekmiştim; ama sol kolun, kalbini vurmuştu.Yara bereler içinde seni kucağımdan arabaya taşımıştım.Deredeki su biraz süreklemişti.Aşkın selinden, senin gözyaşı selinden, yaralarından,dertlerinden ayıklanmış öylece seni hastaneye taşımıştım.Sol yanın hala yanık, hala yaralı,hatırlıyor musun güncenazım.”

Devamını Oku