Bir garip yel eser durur başımdao
Yağmur belli değil kar belli değil
Hep ömrümden çalıp gitti seneler
Zarar belli değil kâr belli değil
Sevince yürekten sevmeli insan
sen yine bahçeden geldin
ben elimde ısıttığım su ibriğiyle
seni bekliyordum
hatırlarsın işte gelince
ıslak olmasından çekindiğimiz
bir taş vardı evimizin önünde
o bilmez denizi, ben de canımın içi
dereleri iyi biliriz; mütevazıdırlar
kadir kıymet bilene her nimetten sunarlar
kızdığı zamanlar da olur insanlara
köpürüp çamura bulandığı anlarda...
yoğun bir sessizlik sardı yine benliğimi
dalgın ve bir o kadar umursamaz
umudu yitirmemek gerek ve ister ki
gelsin sevdiği anka kuşunun kanatlarında
sevgi aksın gönül çeşmelerinin kurnasından
sonsuzluğuna
hani sevmek diyoruz ya
uzun uzun yollar kat etmek
hani kuşun gagasında taşıdığı su
suya hasret ormanların masum uykusu
hani yürekten sevince aklın tutuluşu
ben hiç böyle sevmedim ki
beni düşündüm sende, nasıl yansıdığımı
aynaya baktım, bu ben miyim diye
yoksa bendeki sen miydin gözlerime bakan
burnumun direğini sızım sızım sızlatan?
anadolu’da yaşayıp da bilmeyen yoktur;
toprakla uğraşanın hem gözü hem de gönlü toktur.
bilmez helale haram katmayı,
tek derdi helalinden yedirmektir çocuklarına her lokmayı.
bir gün önce süslerdik okulumuzu
bayraklar ve atatürk resimleriyle
tüm bahçeyi temizlerdik
bir çöp bile kalmazdı geriye
en yeni kıyafetlerimizi giyer
çiçekler toplardık tarlalardan
sizi nasıl tanıdım, bakın anlatayım
bazen inanılmaz aşklardan
bazen de ızdırabından dem vurdunuz
inandım, tek söz etmedim
bazen ısırgan menekşeye yeğ tutan da
bugün de diğerlerinden farksız herhangi bir gün
yine buradayım, yanımda olmanı hayal ettiğim o parkta
sana sözünü ettiğim çınara yasladım sırtımı
gözlerim uzaklarda, geleceğin yöne dalmış öylesine
kim bilir ne hayaller kuruyordum umutsuzca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!