böyle idi işte
bayağı zamanların endamı menekşeler açtı diye
ne gerek vardı yani akortsuz salınımlar göstermeye
bir bonsai kadar bile yeşermeyen yapraklara meyledip
en çok seninle çay içmeyi sevdim
heyecanlanınca sesinin titremesini
bir de yağmurda beraber ıslanmayı
hiç ayırmazdı yanından
dosttu, ahbaptı
kimi zaman koynunda huzur bulduğu sevgili
Gizlendiğin yerde huzur buldun mu?
Çiçek çiçek gezip ballar aldın mı?
Sen de benim gibi düşe daldın mı?
Yalancı baharım, şimdi neredesin?
Uğrun uğrun baksan, görmez mi sandın?
hoşlanıp hoşlanmadığınızı bilmeden
habire yazıp duruyordum ya size
memleketten ortak tanıdıklardan
pek az gülüyordunuz tahminimce
neden ille de güldürmeye çalıştığımı
sen yanımda olsaydın;
"yoruldum" dediğimde
gülüverseydin gözlerime...
Kanadım kırılmış, bozulmuş yuvam
Bulunmaz kimsede derdime devâm
Güneşim doğmamış bulutlu havam
Bu halimle sana yâr diyemem ki
Gel gönül yaramı sar diyemem ki
sabahları mutlu bir güne uyanmak
gün boyu güzel şeyler duymak...
bebekler yetim kalmasın
analar ağlamasın istiyorum
çiçekler boynunu bükmesin
umut etmek bu kadar güzel miydi?
hangi ağaçta dal, dalda çiçekti...
neredeydi şimdiye kadar?
bu mevsim, bu güneş...
bir perde açılırdı yüreğimde
seyre dalardı gözlerim
uzaktan uzağa şekiller çizer
sevdiğim imgelerle süslerdim yüzünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!