pencereme düşünce
ve denize sarılırken ay
müzmin bir tembelin
çevikliğiyle doğrulurken
uzandığım kanepeden
içime dolardı bütün ışıklar
bugün uzun uzun seni anlattım bana...
bakamadığım gözlerini...
biliyordum, bir kerecik göz göze gelsek
gözlerimdeki boşluğu göreceğini;
başım öne eğik duruşum işte bu yüzdendi.
hava sisli de olsa
yoktu bir önemi
malta erikleri hâlâ
çiçek telaşındaydı
umursamıyorlardı
arıların sesini
“dün akşam inerken merdivenlerden,
ayaklarım birbirine dolaşıp tökezledim birden,
bazen koşar adım yürüsek de, yerimizde sayarız
çoğu zaman”
bu gün sana beni anlatacağım
ne zamandır böylesin, hiç düşündün mü
yıldızların göz kırpmalarını, güllerin gülüşünü
sevginin sıcaklığını ve aşkın hüznünü
en son ne zaman yaşadın
hiç dilek tuttun mu, seher yıldızına bakıp
bugün yine senin özleminle
dolup taşıyorum
engel olmaya çalıştıkça
coşuyor gözpınarlarım
engel olamıyorum
bu mektup sana;
yazıyordu
masadaki vazoya yaslanmış mektuba
iliştirilmiş dikkat notunda...
sorma
kaç bahar geçti sensiz
kaç mevsim kaç yaz
fark etmemişim
bu nasıl ayaz
“yaşama ait bütün hissedişlerin kaynağı sen isen
anladım ki ben de yaşıyorum ve varım”
her şeyin tek başınalığını düşündüm gün boyu
örneğin kaldığım odanın balkon yüksekliğini
aşan harnup ağacı...
Sevgileri sana yazdım, nazı kendime
Umutlar yükledim bazı kendime
Vefayı sana yazdım, borcu kendime
Bir vefa bir dostluk alacağın var
Borçlarım çoğaldı aştı binleri




-
Serap Özkan
Tüm YorumlarTeşekürler eline diline yüreğine sağlık,,,,