Bana göre yaşanamamışlar ve çokça da hayâl ürünü
Sana göre davetkâr olurmuş şiirler
Merak ederdim, şairler şiirlerine benzer mi diye
Gördük, tanıdık, saygı duyduk, el aldık, usta dedik
Sen de öyle, ne bir fazla, ne bir noksan, herkes gibi...
günahın boynuma, yüreğimin kıymetlisi
bütün benliğimi doldurmuşken sızı sızı
gitmekse kararın, bakma geriye
git...
el ele tutuşmadan, hissetmeden varlığını
ben giderken sen yolcu etmeliydin
hangi mevsim olduğunun ne önemi var
biliyorsun... sensiz mevsimler hep kış
senli mevsimler bahar
çeşme başı heyecanı değil bu telaş
neden ayaklarım geri gidiyor
neden pır pır değil yüreğim
içimdeki kasvet neyin nesi
neyin noksanlığı bu çektiğim
her şey aynı oysa
Bazen gitmek gerek, hani bıktırmadan
Sevdiğinin yüreğinde, bir tat bırakarak
Belki biraz kekremsi, belki gül şerbeti
Geriye dönebilecek kadar da yer açarak
gittiniz...
yine kar yağdı.
hani zatürre olmuştum seni hastaneye yetiştirirken...
aslında hiç hatırlamak istemiyorum o günü.
seni kaybetme korkusunu, ellerini tutamama endişesini
hiç hatırlamak istemiyorum... hiç.
gittin... öyle mi?
anlatmıştım sana
rüyamda görmüştüm hani
bir bankta otururken
uzaktan izleyip
gelememiştim yanına...
Dinler isen nasihattir bu sözüm
Fazla havalanma inersin gönül
Dünya ölümlüdür, sakın kalp kırma
Dört kollu tabuta binersin gönül
Fazla yüz göz olup, kırılma fazla
Parça-parça olmuş şu yüreğimi
Acımadan sen yak, yak da öyle git
Mezar taşı diye bir ısırganı
Dikiver başıma, dik de öyle git
Gecenin yarısı uykum bölünür
Bende şu dünyaya geldim geleli
Yılda bir kez bile gülmedi yüzüm
Nedendir bilemem eller darılır
Bir yanımda hasret, birinde hüzün
Aradım taradım yanıt bulmaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!