mevsimde hazanı,
hazanda oradan oraya uçuşan
yaprakları izledim...
uzaktan uzağa bir bakışmaydı sadece,
ama kıvılcımlar çakardı her ikimizin yüreğinde.
gülümserdik birbirimize
tek söz söylemeden, öylece…
başladığı günden beri bu hikâye
sen benim kadar tahammüllü olamadın.
çocuk ruhluydu; kim ne dese inanır...
yoktu içinde ne nefret, ne de öfke;
sadece inattı, benim fikrimce.
yolda şiirler bulur, kafayı çekince;
her şeye âşık olurdu...
Ne nişanım, ne bir payem;
Yurduma hizmettir gayem.
Kimim var ki olsun sayem?
Ben bir garip kulum işte.
Atatürk’ün izindeyim,
özlemler biriktirdim sana
her gün yenilerini ekliyorum üstüne
uzak ihtimal de olsa
bir ihtimal işte
yani Türk filmi gibi
kor ateşlerde yanmak ne ki
bitiremediğim bir ağıt oldun
gözyaşlarım, gözlerimden sürgün
binbir parçaya bölünse bedenim hissetmez
yüreğimdeki kadar, hiçbir acı ağır gelmez
evimize gittim baba...
keşke gitmeseydim, içim yandı.
nasıl desem sana,
üzmeden nasıl anlatsam bilmem ki?
yanmış baba, evimiz yanmış;
içindeki eşyalarla birlikte..
bahar gelmiş olsa da
bendeki ayaza nispet...
uzun sürecek gibi
sevinç içinde bütün tabiat;
boşuna mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!