HASTA BİR YALNIZLIĞIN SAYIKLAMALARI
Her güçlükle tek başına savaşmak her zaman için çok güçlü olmak anlamına gelmez. Belki de rafine yalnızlığınızdır, sizi bu yalnız savaşlara mecbur eden. Belki, gücünüzü size veren en büyük sır; bu yenilmez, bu kimse tarafından sırtı yere getirilemez şampiyon yalnızlığınızdadır.
Öyle bir kaderdir ki bu, her an kendini perçinler. Zaten sızlanmanıza alışık olmayan dostlarınız sadece paylaşmak için bile sizin sorunlarınızı dinlemeye yanaşmaz. Daha ağzınızı açmadan “sen halledersin”i yapıştırıverirler ki bu bir bakıma “ben kendimden konuşmak istiyorum, senden değil” demektir; susarsınız! Kimsenin aklına gelmez “acaba benim de bir katkım olabilir mi? ” diye sormak.
Siz, herkese kulak -hatta yeri geldiğinde çözüm- olurken, en ihtiyacınız olduğu anda sizi işitebilecek bir kulağa ulaşamamanın nasıl bir yalnızlık olduğunu ölçebilecek bir cihaz keşfedilmiş midir bilinmez? Neden hiç kimse düşünmez sizin de bir defa olsun başkaları gibi olmak isteyebileceğinizi?
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını