Hikayenin İki Kahramanı
Kara gözlerinde başladı hikâyemiz
Bir tren garında da bitiverdi.
Yokluk istasyonu, hiçlik treninde.
Gözlerin gitti, seni de alıp hem de.
Hisler Yakaladı
Hisler yakaladı,
İzan sorguladı,
Mantık yargıladı,
İyi niyet lehine delil aradı,
Hor Görmeyiz
Hor görmeyiz karıncayı, gönlümüzle bakarız,
Dev gibi görünür gönlümüze, o minik güzel.
Bir canlıyı incitmemek için, canımızı yakarız,
Yaratılan her canlı bir değerdir, her canlı özel.
Bir kıyı kentinde
Güneşli bir günde
Dubaya bağlı bir kayık gibi
Bırakıp gitmeye elvermiyor gönlüm seni.
Ne var ki biz kırsalın çocukları
Suyu yerin yüz metre altından
Kara bulutlardan sıyrılan
Bir güneş gibi,
Kurak bir iklimde beklenen
Bir yağmur gibi,
Uzun bir hastalıktan sonra özlenen
Bir sıhhat gibi,
Baki kalsın kubbede sesimiz deyip de,
Çakal gibi uluyup, köpek gibi havlama.
Kırk haltı dürüm edip, bir lokmada yiyip de,
Hoş sedadan habersiz, ukalalık taslama.
Yolun yol değil, kılavuzunu doğru seç,
Hummalı Bir Gecenin Yarısı
Hummalı bir gecenin yarısı,
Mehtap ışığı ol odama dol.
Hani tutar ya bir aşk sancısı,
Bardağımda üç yudum su gibi ol.
Gurbet Ettim Öz Sılamı
Gurbet ettim öz sılamı kendi kendime,
Takıldım kendi kurduğum kendi bendime.
Açılmadı karanlık yol, doğmadı güneş,
Sanki kul oldum, bir kul olan efendime.
Tüm destanlar gibi tarihin tozlu raflarında yerini aldı
Aslanlar uykuya dalınca meydanlar çakallara kaldı
Geçmişe güvenimiz gelecekten umutlarımız vardı
Bir kasavet çöktü geleceğe giden yollar karardı...
Kar Sepeliyor
Kar sepeliyor geceye, inceden inceden,
Karanlığın birazını çalıyor geceden.
Yıldızlara bent olmuş apak bulutlardan,
İpuçları veriyor, çözülmez bilmeceden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!