Bülbül şakıyacak, eşek anıracak
Köpek havlayacak, kuzu meleyecek
Öküz böğürecek, aslan kükreyecek,
Her canlı fıtratını işleyecek…
Adam olmayandan adamlık bekleme
Kendi yerini kendi belirleyecek
Vatan sevgisini oyun mu sandın
Hayali bir oyunu oynar gibisin
Önce bir öğren be çocuk sonra da yaşa
Bilmediğin bir yemeği sunar gibisin.
Toprak nedir, vatan nedir, kan nedir?
Gökten üç bulut düştü
Biri
Gözlerimde yaş oldu kaldı
Biri
Yüreğime çöreklendi
Biri
Ellerim kırıldı, koy verdin gittin
Mektuplar yazacak elim mi kaldı,
Suskun gittiğin gün, sesi kesildi,
Yalvarıp gel diyecek dilim mi kaldı.
Mecalim yok, derdimi nasıl anlatsam
Gözlerin yolda kaldı, kulağın seste,
Bilirim, bekledin her bir nefeste.
Kalbin çırpındıkça o gül kafeste,
Ömrümün sonuydu sanki dün gece...
İşte geldim sana, titrek dizlerim,
Toplantılarda havan dövüldü, ama su değil,
Alınan bir gül kokusu, yanık kokusu değil,
Karaman birlik oluştu ve bu işi başaracak gibi;
Artık içimzideki umut, gelecek korkusu değil.
Kimler geldi kimler geçti bu şehr-i Karamandan,
Yeterli hâsılat kalmalı idi bu ebedi harmandan,
Hala Berber Abide traş olmak gerekmiyor ki;
Karaman da nasibini almalı değişen zamandan.
Boşuna arama can nerede diye,
Her nefes aldığında içindedir.
Verdiğin nefesle çıkar geriye
Vermem o nefesi demen nafiledir.
Bakışların buz kestiği anlarda
Bakma gözlerime
Görüverirsin belki hayallerimi
O buz kesen bakışların
O taş kesmiş yüreğin
Yanar kavrulur
Ak kâğıt üstüne kara yazılar
Yaz bana Sultanım yaz da postala.
Senden ayrılalı dinmez sızılar
Yaz bana Sultanım yaz da postala.
Bülbül selam eder senin sesinle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!