Dürüstlük vadisin de,ne din gördüm nede kin,
Doğrulukla dürüstlük,olmuş dindar sefilin,
Ne kadar değer varsa,eritmiş makam,para,
Dinle kin kardeş olmuş,hizmetinde kafirin.
Diyorlar ki Arpacı,hani bu devlet nerde,
Sarıklı,cüppeli,tarikat ehli,
Komşumuz; arsama hafriyat dökmüş.
Diğeri hacıdır,sakallı,mesli,
Kışın yakmak için çınarı kesmiş.
Bir diğer komşum da hurda çöpünü,
Bu yıl yağmur yok,
Tarlalar kurumuş,
Ambarlar bomboş,
Artık komşulardan,
Kader ağacında kiraz var imiş,
Baktım dallarına biraz nar imiş,
Uzattım yanağa binnaz yâr imiş,
Değmeden, kenardan bakmadan gittim.
Dut ağacına bak, tat tat üstüne,
Kökleri derinlere inse de,
Çınarlarda devrilir.
Onlara da bir gün,
Bir salâ verilir,
Serçenin kanadı aladır diye,
Tek kırma tüfekle vurdular bizi.
Keklikler keneye beladır diye,
Güpe gündüz yolda soydular bizi.
Hayal bağlarında fâni tahtlara
Gönül bu ıstırap sana zor gelir,
Hangi ilden hangi telden çalarsın.
Böyle haller elbet sana ar gelir,
Hangi dilden hangi elden kaçarsın.
İstenmeden bir bahçeye girilmez,
Rengine, aklına, ruhuna baktım,
Kıskanıp inleyen, teller utansın.
Sonsuza uzanan bir ateş yaktım,
Sevgimi söndüren, eller utansın.
Yıldızlar altında bir güzel gece,
Bir gün olur makamları,
Tepenize yıkan gelir.
Göstermelik sakalları,
Şöyle yandan tutan gelir.
Köşklerini göremezsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!