Bu senede gelip geçti yaz,
Haziran,
Temmuzdan kurnaz.
Nisan da yağmur yağmayınca,
Gün dönümü bekler olduk,
O da geçti bir soluk.
Ağlamakla olmaz bu iş,
Bir taş alıp atman gerek.
Karanlığa doğru gidiş,
Bir mum olsa yakman gerek.
Her gün dua yapa dur sen,
Mübarek dini rabbim,koru islamcılardan,
Her türlü nane yiyen,fitne fesatçılardan,
Müminler ne yapsınlar,şaşırmış vaziyette,
Kıyafeti müslüman,islam simsarlarından.
Türbanın,tesettürün,ırzına geçiyorlar,
İlkbahar da gözler yeşile kayar,
Bahar rüzgarları kokuya doyar.
Bir mevsim sessizce gelip geçerken,
Benim feryadımı acep kim duyar.
Yaprakları ayaz vurup savurur,
Senin aşktan nasibin yok,
Ağlamakla olmaz bu iş.
Gönül başka akıl başka,
Çağlamakla olmaz bu iş.
Önce hakkın divanına,
Benim yazdığım şiirleri okuyup,
Kızları tavlıyordun.
Yazmışsam bir garibin hayatını,
Birde oturup;
Fazladan ağlıyordun.
Bülbül gibi şakıyorken,
Şimşek gibi çakıyorken,
Sular gibi akıyorken,
Durmak sana yakışmıyor.
Cüssesinden korkarlarda,
Koca bayram derler ona,
Bağırınca kuşlar kalkar,
Sesi benzer borazana.
Gözleri fıldır fıldır,
Karnı davul gibi.
Bakma boyunun kısalığına,
Kendisi varil gibi.
Sofu dede kıymetli,
Ama;
Tavus kuşum !
Renklerine,
Vurulmuşum.
Varıp ela gözlerine,
Kurum,kurum,
Kurulmuşum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!