Çulsuz kadir, çulsuz Bekir,
Bu sendeki hava nedir,
Yırtık Çorap, yırtık kazak,
Halin gene bilmecedir.
Sen hiç Anadolu’da,
Temmuz sıcağında,
Yağan yağmur gördün mü.
Arkasından doğan güneşi,
Güneş vurduğu zamanki,
Yükselen yeşil bulutları,
Hey...yağmur; bu bahçeye feryat,figanla yağma,
Rüzgâr:sen de,rastgele odalar da dolanma,
Daha bir kaç yıl önce yeşil köşktü burası,
Buradan göçenlere,kalanlara sorsana.
2016,Ortalıca,Tosya
Yesin bey yerse; ancak hayatı tıkır tıkır,
Haramzade oyunlar oynuyor şıkır şıkır.
Başlar besmele ile, dua ile her işe,
Neleri davet eder günahsız bu gidişe.
Sabah güneşinden,
Bir parça koparacağım.
Kırlardan topladığım çiçekleri,
Üstüne serpeceğim.
Gün batarken kızıllıktan alıp,
Sevgiler dokuyacağım.
Bu dünyayı yakarsa,ancak garipler yakar,
Saltanatı yıkarsa,onların ahı yıkar,
Kulakları tıkarsan,gözlerini kaparsan,
Uykusuz vicdanlar dan,yetimler şaha kalkar.
Duymadın mı mazlumun duasında aracı,
Hali ahvalimi kavurdun felek,
Sarı yaprak gibi savurdun felek,
Kuru laflar bulup doyurdun felek,
Verdiğin acılar yetmez mi dersin.
Bu dünyanın yaşını, bilen varsa söylesin,
Milyarlarca insandan, sen sadece birisin,
Öldüğün de on kişi, belki sana üzülür,
Yetmiş yıllık hayata, hoş gelip, boş gidersin.
Hasan Arpacı,2018, Üsküdar
Ilımlı İslam’a geçelim derken,
Kaybettik ahlakı inancı dostum.
Hayatı bir baştan başa giderken,
Dergâhlar sahtekâr yalancı dostum.
Ecyad kalesini yıkıp yerine,
Fikrini söylemek cesaret ister,
Söylersen fikrini zindanda biter,
Düşünce sıtmalı,ateşten titrer,
Korkuyor burada zindancı dostum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!