Garibin halini bilenler bilir,
Saldaki ne anlar suyun halinden.
Çöldeki sıcağı görenler bilir,
Dağdaki ne anlar çölün halinden.
Kuru ekmek ile soğan bulunca,
Sıkılırsan ovalarda,
Yaşamaya,dağlara gel.
Arıyorsan serin hava,
Alışmaya,ormana gel.
Yıldızlar şakıyıp yere inende,
Dağların üstüne dağlar binende,
Volkanlar çağlayıp coşup gelende,
Senin yokluğunu doldurmaz yiğit.
Sen ki tarihleri yükle sırtına,
Yürürken bakıp geçtin,
Gönlümü yakıp geçtin,
Su gibi akıp geçtin,
Dağlarda boş çağlarda.
Hey ağalar ağası,dağların kır Arif'i,
Sana selam verenin sesini duyarmısın.
Hey güzeller güzelim,çiçeklerin pembesi,
Gülşende güller ağlar,dilini anlarmısın.
Dağlar özgürlük kokuyor,
Meşeler aşk.
Çiçekler sevgi kokarken,
Gönüller neşe doluyor.
Benim adım Hasan,
Aha şu şato da oturuyorum.
Gel istersen bir bak,
Nazlı nazlı akarken ırmak,
Biraz dan görünür şafak.
Ahu gözlüm melek yüzlüm,
Dere tepe gezer misin.
Söyle bana garip gönlüm,
Enginleri süzer misin.
Dağlarda hür kırlarda hür,
Bir güzel gördük bu gün,sokakta salınıyordu,
Görenler endamına,hem hâl kapılıyordu,
Sordum gelip geçene,nasıldı güzelliği,
Dediler;saçı kısa,geçerken gülüyordu.
Bir kız gördüm göçmen imiş özünde,
Türlü türlü hikmet varmış sözünde,
Aşıkları yakıp geçmiş közünde,
Sicilinde böyle işler var gibi.
Kuşlar gibi daldan dala uçuyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!