Aşıkım! ..
Saltanatımın hükmünü bu çakma dünya bilir!
Gece gündüz hülyasındayım su güzelliğinin,
İçimin çöllerinde balıklar gezinir! ..
Ters-i dünya! ..
Sende adam filozof olsa
Kirvem, dursun kelimeler hazinemde
Bırak israf etme…
Nasihatın bir deste Gül vezirhanemde
Bırak enkaz etme!
Bil ki ben onu nasıl süslemişim…
Evler hatırlıyorum
bir solukta tandırına indiğim...
iki katlı kocaman ama sıcak...
Yollar hatırlıyorum
sarı bir toprak...
Kirli geçmişi zihninde dolaşan
Memleketin en ücra köşelerinde
yüreği sütliman
bir serseri gelsin gözlerinin önüne…
aklına getir işte bir şekilde
sevilen her zaman,
Yıkıl Elmadağ'ı o yar gitmesin
Bent ol kapansın yol yara ağlarım
Bırakırsan yaram senden geçmesin
Nasılsa dağlarda çare ararım.
Ayrıl tepeleden bir anla beni
Yargılandığım davalar düştükçe,
Kahroluyor düşmanlar!
Biliyor musun,
İyi ki seni sevmişim!
İyi ki seni sevmişim de,
Sen beni hiç sevmemişin!
Ben de bir standardı tutturmak isterdim…
Ne ovasındayım hayatın,
Ne gökdeleninde…
Ne kaçar oldum kayalarından,
Ne paraşütüm oldu açılan…
Ben kendim düşüp yanmadım hasret cehenneminde…
Akacak kan derler, damarda durmaz
Dendikçe kanlar aktıkça aktı ya!
Tarih hala tekerrürden uslanmaz,
Coğrafya'mdan Turna'lar da kaçtı ya!
Nicedir Martı 'lar sulara konmaz
Sen kal,
ben giderim yenilerek…
gözlerimde korku
sırtımda bir ağır çıkı
boynumdan yaftamı indirerek…
kesti ilmeğini küçücük bir çakı! ..
Gitme...
Kerpiç evleri ve
tezek deposu tandırlarıyla
şuramda bir köy yıkılır!
Kızılırmak sana mı bana mı ağlasın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!