Akacak kan derler, damarda durmaz
Dendikçe kanlar aktıkça aktı ya!
Tarih hala tekerrürden uslanmaz,
Coğrafya'mdan Turna'lar da kaçtı ya!
Nicedir Martı 'lar sulara konmaz
Barışmak istemez gönlüm nedense
Bir kez bu dünya ya küstüm ya Hocam...
Sevsin artık gönül kimi severse,
Kaç kez ihanete düştüm ya Hocam.
Çizgimi şaşırdım hattım karışık,
Gitme...
Kerpiç evleri ve
tezek deposu tandırlarıyla
şuramda bir köy yıkılır!
Kızılırmak sana mı bana mı ağlasın?
Ben de bir standardı tutturmak isterdim…
Ne ovasındayım hayatın,
Ne gökdeleninde…
Ne kaçar oldum kayalarından,
Ne paraşütüm oldu açılan…
Ben kendim düşüp yanmadım hasret cehenneminde…
Seni kollamayacaklar…
Kimseye dönemeyeceksin sırtını.
Buralarda delikanlısı
kalmayacak Çarşamba’ların.
hafta sonların uğursuz geçecek;
seni bir akşam
Ceylan gibi sekip kayalarımın üstünden,
Kaçıp gittin ÇİMEN’ime basarak;
DAĞ’lığıma KÜSTÜM!
Beni bir deniz gibi dalga dalga boğdun,
aşkının girdabında öldüm!
O, son çırpınışlarıydı bir bedenin...
O, isteksiz alındığında verilenin;
O, son titremeleriydi ellerin!
O her saate bir macera sığdıran yüreğin,
O, kopar gibi gidişiydi candan,
'gece geliyor' diye kaçması gibi güneşin...
Huri sevdim sandı aptal yüreğim
İçi Melek dedi şapşal hislerim
Cin çarpmışa döndü sonra gözlerim
Şu kulun karşımdan gönder Allah'ım..
Gönlüm inanmadı sevmesin beni
Eğer beni anlamak istiyorsan;
Birgün kapının önüne bir minder at,
Otur üstüne bağdaş kurup,
Bekle o gelmeyecek sevgiliyi….
Akşam sabah bekle demiyorum
Bir saat olsun koy elini
Mustafa nerdesin?
Ne bir haber var yaşadığından
Ne biri bir şey söyler ölmeyen dostluklara dair!
Biz ateş olalı çok şey yaktık da geceleri,
Biz kendi kendimizi yakmamıştık hiç!
Yüreğim yanıyor Mustafa!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!