MEÇHULE GİDEN
Ben, siz, o
Bizler, sizler, onlar
Yakında baka kalacağız
Giden cumhuriyet gemisinin arkasından
Çünkü meçhule giden o gemi
MELİS BAHÇESİNDE MANGAL SEFASI
Gidin sözde milletin vekilleri
Milletin yarasını eşeleyip durmayın
Millet aç, depremde yıkılmış evler
On bir ilin insanları Konteynırlarda
Aç susuz yaşarken, elli bin canı kaybetmiş
MELEĞİM
Meleğim ne güzel oyuncakların vardı
İnan evin bir odasına sığmazdı,
Çoğu Barbie kızlardı
Onun elbisesinin, ona giydirir
Takıp takıştırıp, şapkalar, tokalarlar takar
MEMLEKET TÜRKÜLERİ
Acıların, kötü kaderin feryadının
Dışa vurumudur türkülerimiz,
Yüreklerdeki yangını dile getirirler
Tarlarda, bahçelerde orak biçen
Çapa yapan analarımızın bacılarımızın
MEMLEKETİM
Yurdum gibi yaralıyım
Ne eksik, ne fazla
Derin bir uçurumum
Dibi görülmez
Geceleri ağıtlar
MEMNUN DEĞİL
Ne sözler verdin, ne sözleri tutmadın
Devlet adamı olsan sözünde tutardın
Söz şerefini yutar, sözünü tutardın
Yoksa insan olan sokağa çıkamazdı
MERHABA
Merhaba;
Halkına yukarıdan bakıp hor görenler
Bilim adamlarını hiç sayıp
“Giderlerse varsın gitsin” diyenler
Doktorlar söze uydular gittiler
Ayrılık mevsimidir sonbahar
Göçmen kuşlar çoktan kaşı aşıp
Sıcak ülkelere uçtular
O güzelim renkli çiçekler
Dallarından ayrıldılar
Altın sarısı üzüm salkımları
MOR KOYUN
Köylüler toplanmış karar vermişler
Bir delikanlıya çoban sen sin demişler
Tam altı yüz koyun teslim etmişler
İlkbaharın sonu, yazın başlangıcında
Süphan dağında otlatması için yetki vermişler
KÖYDE KADIN OLMAK
Daha güneş doğmadan
Güneş doğar gibi avlu
Kapısından dışarı çıkarlar
Sırtlarında ya çocuk beşiği
Ya da omuzlarında çapa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!