Sen ve ben…
Bir zamanlar “biz”dik…
Sen ve ben, aynı yolda yürürdük
Aynı göğe bakıp düş kururduk
Bir bakışın yeterdi anlamaya
Artık vakit dolmuşsa geceden yana,
Bir yol düşer kalbin en kuytu limanına.
Ne adın geçer o son vedalarda,
Ne de bir ses kalır ardında, bana.
Bir gölge gibi çekilirsin içimden,
Bir gün anlarsın…
Ama ben bekler miyim… sanmam artık…
Yanımda değilsin… içimde iz var
Adını anmam… dilimde naz var
Eksilmedim ben, değişmedim bak
Saklayıp gönlünde sır eyle beni,
kimselere anlatma.
Bir gece ansızın düşersem aklına,
kovma beni oradan.
Ben senden bir ömür istemedim,
Sonbahar geldi yine...
Bizim sokağın ağaçlarının
yaprakları erken döküldü bu sene.
Ve işin en acısı ne biliyor musun?
Herkes geçti sanıyor…
Gülüyorsun diye iyisin sanıyorlar.
Oysa insan en güzel kahkahasının içinde bile
Bir eksik taşıyor bazen.
Göz göze gelmeden yıllar geçirdik,
İkimiz de başka ömür seçtik.
Sen kimin yanında uyudun bilmem,
Ben her sabah senden eksik uyandım.
Yasemin zamanı geldi
Kokun siner gecelerime
Kalbim kapında bekler
Açılır mı yeniden bilmem
Bir şeyler yaşanıyor
tam ortasında kalıyorsun
ne başı sensin
ne sonu
Tutunuyorsun bazen
Yıllar geçti,
Takvimler unuttu bizi.
Ama ben hâlâ,
Sana çıkan bir yol gibi,
Bekliyorum yokluğunu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!