Aşk gülüşe benzer,
sen oradan başla sevmeye…
Çünkü bazen
bir insanın yüzünde beliren küçücük bir kıpırtı,
başka bir insanın içindeki
vazgeçme kararını bozabilir...
Bir gülüş düşün;
hiçbir şey vaat etmeyen,
hiçbir karşılık beklemeyen,
yalnızca
bir insanın varlığını
ötekinin kalbine kabul ettiren…
Dünya,
birbirinin adını bilen
ama birbirinin varlığına
dokunmayı unutan sevmelerle dolu...
Herkes kendi haklılığının
imzasını taşıyor alnında;
kimse, bir başkasının acısına
tanıklık etmeyi
kendi sorumluluğundan saymıyor...
Oysa bir insanın içinde
kendisine bile söyleyemediği
kaç cümle yarım kalır?..
Kaç kişi,
her gün biraz daha eksilirken
bunu kimsenin fark etmediğini düşünür?..
Belki de sevmek,
tam burada başlar:
Bir insanı değiştirmeye kalkmadan,
onun varlığını kendi varlığınla vurmadan,
başkasının farklılığını
kendi eksikliğin sanmadan…
Çünkü sevgi,
birini kendine benzetmenin
başka bir adı değildir...
Sevgi,
Bir insanın
senden başka türlü düşünebilmesine,
başka türlü yaşamasına,
sana benzemeden de
değerli kalabilmesine
yer açmaktır...
Ve bazen
en büyük iyilik,
bir insanın kendini savunmak zorunda kalmadığı
tek kişi olabilmektir...
Bir çocuğun sesini kısmamak,
bir yaşlının cümlesini tamamlamasına izin vermek,
emeğiyle hayatı ayakta tutan birine
yüzünü çevirerek değil,
yüzüne bakarak teşekkür etmek…
Bunlar küçük şeyler değil...
İnsanlığın terazisinde
bazı davranışların ağırlığı,
hiçbir makamın
ve hiçbir unvanın ölçemeyeceği kadardır...
Ben aşkı
yalnızca iki insanın birbirine söylediği
güzel sözlerde aramıyorum...
Aşk,
güçlünün güçsüze eğilmeden
onunla aynı hizada durmasıdır...
Bir insanın hakkını,
kendine yakın olmadığı hâlde savunmasıdır...
Haksızlığa uğrayanın
kim olduğunu sormadan
haksızlığın karşısında durmasıdır...
Çünkü insan onuru,
onu kimin taşıdığına göre
değerini değiştirmez...
Ve bir toplum,
en çok da kendisine benzemeyene
nasıl davrandığıyla görünür...
Öyleyse
bir gülüşten başlayalım...
Ama yalnızca sevdiğimize değil;
bize benzemeyene,
bizi anlamakta zorlanana,
hayatın kıyısında sessizce duran
ve varlığını kimseye duyuramayana da gülelim…
Birbirimizi
daha fazla sınamadan,
her sözü bir hükme,
her farklılığı bir ayrılığa çevirmeden gülelim…
Bir insanı
kendini kanıtlamak zorunda bırakmadan sevelim...
Belki o zaman
bir gülüş, yalnızca bir yüzün ifadesi olmaktan çıkar;
bir insanın başka bir insana
bir söz vermesine dönüşür...
Senden üstün değilim.
Senden eksik de değilim.
Aşk gülüşe benzer…
Oradan başla sevmeye...
Sonra
o gülüşün gereğini yap...
Bir insanı incitmekten vazgeç.
Bir haksızlığın karşısında susma.
Bir başkasının varlığını
kendi varlığından daha değersiz sayma...
Ve kim bilir,
belki dünya
büyük sözlerle değil,
birbirini küçültmekten vazgeçen insanların
küçük ama kararlı davranışlarıyla değişir...
Çünkü sevgi,
yalnızca kalpte taşındığında bir duygudur...
Öyleyse…
Bir gülüşten başla...
Bir insanı gör...
Bir kalbi incitmekten vazgeç...
Sonra anlat aşkı...
Çünkü sevgi,
dünyayı değiştirecekse
önce insanın
insana bakışını değiştirmeli...
Aşk gülüşe benzer,
sen oradan başla sevmeye…
Ali Taşkale
14 Şubat 2014
Kayıt Tarihi : 11.10.2026 15:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!