Mevsimine göre mi değişir tadında yaşamak ?
Bahçelerde kiraz çiçeği,
Nehirler yağmur seli olunca mı coşar
sevgiler de ?
Oysa bilirdik ki koşulsuz tek değer sevmekmiş. Mevsimsiz, beklentisiz sarılmakmış da,
Yanılmışız ne çare .
Çaldılar elimizden
Tutunduğumuz ne varsa
Kanadı kırık kuşun uçmamasında
Ne kadar yaşam varsa
Aldığımız nefeste o kadar hayat var...
Öylesine geçip gitme ey yolcu !
Bakıp geçtiğin yer gelincik tarlası değil sadece,
Geçit vermez muhteşem gücün yeniden dirilip boy verdiği yerdir Gelibolu...
Her sabah güne uyanan ve gülümseyerek can bulan başka bir surettir.
On beşinde mezun vermeyen liselilerdir boy boy yeşeren.
Parmak tutmayan tüfekten damlayan candır güneşe yüz süren.
Pamukça bir kar inse geceden
Pusuda yatan tüm kirlilikler uçsa
Pür telaş içinde aklansa yeryüzü
Yıkansa ipeksi bir dokunuşla
Buzdan gövdeler
İlk yaz sevinci uyansa ansızın
Gecenin zifiri örter tenimi
Dolunayın şavkında gülümser, yüzün yüzüme.
Öyle bir sancı tekmeler ki göğsümü böyle karanlıklarda,
Dilime bir türkü tutuşur vakitsiz
Bir sazın mızrabı gibi titrer nağmeler sesimde
Söylenmeyen bir ezginin nemi sarar kirpiklerimi
Kavgamız,
Ey kavgamızın başak kokulu somunu
Ne çok büyüdü burnun
Kalsaydın tarlalarda salınarak
Rüzgarla dansa durup
Güneşle oynaşsaydın, sapsarı gül yüzünle
Kadıköy vapuruna binipte,
Beşiktaş ya da bilmem nerede
İnme planı yaparken,
Hayalinize saplanan eski bir yolculuğun
Ne seferi biter
Ne seyri.
Bazen içinde pişmanlıklar barındırsa da
Yaşamın bize sunduğu
Olmazsa olmaz deneyimleridir
Bizi biz yapan acılar.
Ya da, yüzümüze uzaklardan tebessüm konduran tecrübeleridir .
Aslında ""Ah keşke şimdi ki aklım olsaydı"" dediğimiz anda başlıyor asıl gerçeklik
Sen gelince
Kifayetsizim
Sözler boğazımda düğümlü
Dilsizim
Ah bilsen
Ne çok boğuştum cümlelerle
Her damla gözyaşı
İçimizde çöreklenen
Bulutların yağmurudur...
Kimse bilmez A canım
Kaç fırtına eser içerde
Göze akmadan önce...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!