Dudu Kadın
Sundurmaya çamaşır asardı Dudu Kadın
Ağustosta kömeç
-kurbanda kurutmalık et...
Eteğindeki telaşı yere koy
Ve yavaşça çekil kenara...
Gelmezsen ağlayacak işin adı yok,
Keşke koysaydın...
Hayatın yumağını sar öyle kaldır
Sana ormanlarında hayvan leşleri gömülü
-gömmesen de toprağa düşen toprağa karışıyor-
Yolları ezilmiş insan kokmayan
-tazyikli sularla yıkıyorlar çünkü-
tertemiz şehirler bırakıyorum...
Neden diye sormayın
Başına geleceği varmış,
Çok fazla verirdi kendinden
Mesela bir bardak su istese yoldan geçen
Yetişirdi sürahi ile Üveyik...
Körpecik cıvıl cıvıl dallar dolusu
Adresimi sorsalar “cennet korusu”
Tenin diye sevdiğim o beyaz çiçeklerin,
Adını o yaz öğrendim yaseminlerin..




-
Tfn Nn
-
Tfn Nn
-
Mehmet Eynallı
Tüm YorumlarOkurken kendisiyle okuyucuyu da mısralar arasında koşturan ,yürüten, dinlendiren ,sözcüklerin güçlü podyumunda sesi bazen çığlık bazen gök gürültüsü olan Jaani'yi okumak şefkate dair bir ayrıcalık.
Okurken kendisiyse okuyucuyu da mısralar arasında koşturan ,yürüten, dinlendiren ,sözcüklerin güçlü podyumunda sesi bazen çığlık bazen gök gürültüsü olan Jaani'yi okumak bana çok iyi geliyor.
Şiirin hakkını veriyor