Bir yerden çıkarsın önce.
Küçük bir çantayla,
cebinde birkaç taş,
arkanda çocukluğun.
Eski bir evin penceresinde
akşamdan kalma bir ışık gibi
bir şey kalır senden.
Sen yürürsün.
Sonra bir gün
bir odanın içinde anlarsın;
duvarlar aynı duvarlar değildir artık.
Bir ses dokunur sana,
eski bir yara gibi.
Kapıyı çekersin ardından.
Gece, omuzlarına
ağır bir palto gibi çöker.
Sokağa çıkarsın.
Sevdiğinden gitmek
başka türlüdür.
Kıyıdan ayrılan bir sandal gibi
gidersin ondan;
su aranızda büyür,
ama gözlerin hâlâ kıyıdadır.
Bütün yollar
uzaklaşmaya çıkmaz.
Bir trenin camında
geride kalan şehirleri seyredersin.
Her istasyon
kalbine biraz daha yaklaşır.
Bir yerde seni bekleyen
bir çift göz vardır.
Oraya gitmek istersin.
Hayallerin de vardır.
Henüz kimsenin bilmediği,
duvarları çizilmemiş bir ev gibi
içinde büyüttüğün.
Bir sabah
haritası olmayan bir yola çıkarsın.
Önünde uzun bir yol,
arkanda alıştığın hayat.
İnsan kendine de gider.
Giderken
bazı şeyleri yanında taşırsın.
Bir annenin sesi,
bir çocuğun gülüşü,
masada unutulmuş bir fincan,
cebindeki eski bir anahtar…
Yol uzar.
İnsan değişir.
Bazı yüzler istasyonlarda kalır,
bazıları son durağa kadar gelir.
Bir şehirden çıkarsın,
bir şehirde kendini bulursun.
Bir kalpten uzaklaşırsın,
başka bir kalbe varırsın.
Hayat,
uzun bir yol gibi görünür insana.
Oysa yolun kendisi
seni yavaş yavaş
sonuna götürmektedir.
Bir akşam
gökyüzü sessizleşir.
Elindeki bütün yollar
birer birer susar.
Sonra
bu dünyaya bıraktığın son izden de
ayrılırsın.
Ardında
suda dağılan bir gölge,
rüzgârda savrulan bir koku,
birilerinin hafızasında
küçük bir ışık kalır.
İşte o gün anlarsın:
Bütün hayat
bir yerlere gitmekmiş.
Kimi zaman kendinden,
kimi zaman kendine.
Kimi zaman birinden uzaklaşmak,
kimi zaman birine kavuşmak.
Bir sabah
senden önce uyanır dünya.
Perdeler açılır,
sokaktan bir çocuk geçer,
bir kuş saçaklara konar.
Hayat,
sen yokmuşsun gibi değil,
senin bıraktığın yerden devam eder.
Bir gömleğin sandalyede kalır,
bir kitabın açık sayfasında
yarım kalmış bir cümle.
Sonra sessizce gidersin.
Ne bavul hazırlanır,
ne yol sorulur,
ne de rotanda bir istasyon görünür.
Bu kez dünyanın kendisi
geride kalır.
Bütün ömrü boyunca
gitmek sandığın şey,
aslında
yavaş yavaş veda etmeye
yaklaşmakmış.
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 17:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!