Haydi gel bir düş kuralım birlikte...Biraz mavi,biraz yeşil alabildiÄŸine uzanan...Biraz senden,biraz benden olsun içinde...Sınırları senden ibaret...Seninle başlayıp seninle biten...Bir dünya kuralım birlikte,hayallerimiz buluşsun...AlabildiÄŸine uçsuz bucaksız olsun Aşk...Ve tutulsun yüreklerimiz biri birine,sevişsin rüzgarlarda ruhlarımız...Topraklarında umut tohumları ekelim...Ve filizlensin sevda gönlümüzde...Biz Aşkı büyütelim...
Haydi gel bir resim çizelim birlikte...Biraz mavi,biraz yeşil umutlara çalınan...Biraz senden,biraz benden de olsun ama içinde...Sen kadar güzel,ben kadar mert...Sen kadar tutku dolu,ben kadar tutuklu...Sen kadar deli dolu,ben kadar serseri belki biraz...Gel bir şiir yazalım ikimiz...SensizliÄŸimde yazılanlardan farklı olmalı ama bu kez sözleri...İçinde acı olmasın misal...YokluÄŸunun dokunmasın kalemime sakın...YorgunluÄŸum okunmasın bu defa mısralarından...Aşka hasret olmak yerine,Aşkı anlatsın buram buram...Ilgıt ılgıt esen yelleri anlatsın,fırtınaların yerine...Gün batımlarının karanlıÄŸı çaÄŸırdıÄŸını anmak yerine...Gün doÄŸumuna umudunu sarıp sarmalasın her bir satırına ellerimiz...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta