Gece gündüzü terk ediyordu,
Sense beni...
Bir sokak lambası titredi uzakta,
Sanki bütün şehir,
Birinin ardından kapıyı sessizce kapatıyordu.
Masada yarım kalmış bir bardak su,
Dudağının değdiği yerden eksilmişti dünya.
Perdeler kıpırdamıyordu,
Rüzgâr bile hangi tarafta kaldığını bilmiyordu.
Uyanmak istemedim.
Sabah, yokluğunun en aydınlık hâliydi.
Gözlerimi açsam,
Yastığın öteki tarafında soğumuş bir mevsim
Yine yüzüme vuracaktı.
Dünya farklı bakıyordu sanki o gün,
Kaldırımlar ayaklarımı tanımıyordu,
Vitrinlerdeki insanlar gülüyordu da
Ben kendi yansımamdan gözlerimi kaçırıyordum.
Bir tren geçti içimden,
Bütün vagonlarında söyleyemediğim cümleler.
Hiçbir istasyonda durmadı.
Bir tek senin adının geçtiği yerde
Raylar birbirine küstü.
Gece gözyaşlarımla ışığını örtüyordu.
Pencerenin camında ince bir buğu,
Parmağımla adını yazdım.
Son harfe geldiğimde sustum;
Bazı isimler tamamlanınca
İnsan kendini yarım hissediyordu.
Sabah oldu.
Çöpçüler sokağın kenarından
Dün geceden kalan sessizliği süpürdü.
Bir fırından ekmek kokusu yükseldi,
Bir çocuk annesinin elini tuttu.
Hayat, hiçbir şey olmamış gibi
Kendi işine devam etti.
Ben ise hâlâ
Geceyle gündüzün birbirini terk ettiği
O ince çizgide duruyordum.
Kayıt Tarihi : 8.11.2026 21:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!