Fırtınam Şiiri - Zeki Dengiz

Zeki Dengiz
29

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Fırtınam

FIRTINAM

İçimde fırtınalar kopar, aşk yangınını büyütür,
Yakar kul eder ne varsa bende, bana ait.
Ah, bir kalbime dokunmaz ateş,
Ki orada seni uyutur.
Savurur küllerimi dört bir yana, nerede sen varsan,
Serer beni bütün topraklara, çiçek bitiren.
O çiçekler ki benden sana beni getiren,
Hiç aklında yokken bile, derinden bir koklasan.

Ah, fırtınam, ne olur günde değilse bile,
Arada bir kopsan.
İçimde bir yanardağ sıkar beni, ezermişçesine,
Sahte sevgileri süpürür de çevirir
Senin aşkını elmasa.
Bilirim, olmaz, dönüşmez aşkım elmasa,
En az senin kadar içim yanmasa.

Uzaklaşmaktan, saflaştırmaksa kastın,
Bir asit yağmuruyla
Yok etmekse eskiden kalan ne varsa, eskimiş...
Billahi yetti.
İnan, ne mazi kaldı ne âti,
Ne varsa bitti.
Fırtınam, din artık;
Ne kadar varsa zayıf dost,
Hepsi çoktan gitti.

Bir ben kaldım işte, bütün zulmüne karşı.
Muradın yalnız kalmak mı, bilmem, herkesten uzak.
Tebessüm etmezsen artık zor,
İnan, artık en güçlü umut bile kalamayacak.
Fırtınam, din artık, yoksa
Ya kıyametim kopacak,
Ya da bu ten hepten yanacak.

Bütün acılarımı toplar da bir çekim,
Getirir bir hıçkırığın, takıldığı yere bırakır.
Ve bir damla ıslaklık, düğüm düğüm hıçkırığı
Çözer, çıkarır.
Bir beden titremesiyle erer huzura bu can.
İçimde biraz daha büyür bir fidan,
Beslenen senin sevginden.

Bir fidan ki kökü sağlam, taa kalpte.
Yaprakları bir fırtınanın elinde parya.
Daha ne kadar çarpılacak?
Yetmez mi, fırtınam, esirine zulmün?
Vurmaktan harap oldu dal,
Bîtap düştü bu zemin.

Fırtınam, mecbursun benden bir âşık yapmaya.
Daha ne kadar sürer?
Ne kadar nimet derim nârda yanmaya?
Eriyip bittim, kalmadı aşkından gayri vücut.
Fırtınam, ne zaman dineceksin?
Çok fazla kalmadı, başlayacak kıyamet kopmaya.

Yok, yanıldım.
Fırtınam, dinme, henüz sahil çok uzak.
Bir ummanın ortasındayım ve buralar karadan yana kurak.
Dalgaların ağır gelir de bazen, sanırım kolum kopacak.
Ama bilirim aslında, dinersen bu vücut
Bu ummanda batacak.

Dinme fırtınam, sahil-i selamete yolumuz çok.
Ne olur dinleme sözlerimi, gözyaşlarımla süslesem de, de ki: “Yok.”
Yok, beni sahiline atacak senden başka rüzgâr.
Ve yok senden başka, seninle aramızda daha büyük yar.

Bir fırtınasın ki hem ecelimsin hem de emelim.
Bir fırtınasın ki sen hem orucumsun hem de yemeğim.
Dalını yitirmiş yaprağım; rağmına kalmadı ne ayağım ne de elim.
Dinme fırtınam, dinme; zira dinişin olacak ecelim.

Fırtınam, dinmesen, yorarak duygularımı,
Kırıp döksen de bu teni, incitmesen umutlarımı.
Rüzgârına yelken açmışken tüm yüreğimle,
Ne olur dinme, çevirme başka yerlere nazarımı.

Hep kopsan, fırtınam, darmadağın etsen saçımı,
Hatta güçlendirsen, öldürmeyen kopuşunla az olan aşkımı.
Bilirim, kaderin kalemisin her an kopuşunla.
Bilirim, yara götürmektesin dökülen bütün yapraklarımı.

Kaybettim yönümü, şaşırdım; âşığım kimdir?
Sahil mi, martımı aradığım, seçilmez uzaktaki sır?
Bir zeytin dalına mı bağladım bütün kopuşunu?
Yoksa kopuşuna mı verdim bütün zeytin dallarımı?

Aradığım sen misin delicesine, yoksa yolun mu, yönün mü?
Kollarına atıldığım sen misin, yoksa dalgaların mı?
Gördüğüm sen misin, âşık olduğum yoksa hissettiğim sen mi?
Bir zerre, bir damla mı, yoksa içindeki parıltı mı?
Kaybettiğim kendimi...

Neredesin, fırtınam?
Beklemekteyim, kalmadı mecalim.
Ne bir esinti ne bir rüzgâr,
Kalmadı senden haber.
Umut verip çıkardın beni açık denizlere, ey zalim.
Artık esip götürmeyecek misin
Beni sahile beraber?

Zeki Dengiz
Kayıt Tarihi : 8.10.2017 16:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!