Şafak
Dar kibrit kutularında
İnsan manzaraları seyrediyorum
Fanuslarda tutulu dünya
Sana bakmak demek
Sana bakmak demek
Gün doğumunda yeniden dünyaya gelmek demek
Sana bakmak demek
Zemheride yaz sıcaklığında yanmak kavrulmak demek
Sana doğuyorum…!
Sana doğuyorum
Gecem sana akıyor
Yar gündüzüm sana
Ve sen artık azgın ayazlarım
Yıkıntılı sokak taşları
Geçmişten kalan
Rehaveti var nemli duvarların
Adını yazdığım kışın son ayı
Martın demlerindeyim bu sabah
Geçmiş zaman habersiz
Sevmeye karşı…!
Ordular kurulur etten kemikten
Silahlar bulunur barut çelikten
Bir sevda masalı çıkmaz yürekten
Gayri sevmeler de tövbeye karşı
Deliceler zamanı devir
Devrin alemlerinde
Alemin devr-i şimdilerde
Yaslı sürgün bir yaşam
Düşüvermiş olmayan
Mayısa yas düştü Annem
Saplandı dost hançeri yer gibi
Yanaklarım ıslandı önce yağmur düşünce
Gözlerimi kan yüreğimi kor kapladı soğukça
Aklımı uçurdu sensizliğin sessizliği
Saçlarım ak yüreğim karanlık şimdilerde Canımıza ihanet düştü sen gidince
Anneme
Yüce dağlar una dönsün
Ben anneme gidemedim
Bağlarınız güze dönsün
Ben anneme gidemedim
Babama mektup
Eksik kaldı düşlerim
Yarınsız geleceksiz
Ağlamadım umuda
Sana yürüdüm
Babama mektup hasret
Bugün yine Aralık sığmıyorum yere göğe
Yirmi yedi Aralık gidiyorsun tutamıyorum
Ay Aralık üşüyorum kar boranda her yanım
Gün Aralık seçemiyorum gölgeler peşimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!