Yokluğunda...!
Gün dönümü akşamlarda,
Sabahsız doğuyor kızıl güneş,
Budalı ağaçlarda ömrüm,
Toprağı örtüyor.
aynı kanda yoğrulduk biz seninle
aynı karında yol aldık
doğduk sıralandık dağ üstlerine hepimiz ayrı ovalara
dağlara sulara yol aldık
aslında karındaşıdık
kanımızı ayırdılar düşman kaldık
Suskun zaman..!
Kahretme yeter
Sakla artık duyurma
Bileme dişlerini zamana
Akın karaya yakıştığı gün
Takın ak kanatlarını bana gel annem
Saklı bahçelerden topladım güllerini
Takın ak kanatlarını bana gel annem
Topladım hasretin tüm günlerini
Takın ak kanatlarını bana gel annem
Unutulduk…!
Unutulduk can dostum
Geriye bakmadan
Çocuktuk oysa daha.
Oyun sandığımız gençlik
Vardı..!
Saçların vardı daha dün
Üstünden yıldızlar kayardı
Yazardı dağ taş
Kaşlarında ferman yazardı
Vay efendim…!
Hep diyorlar zaman ahir
Sefil olmuş yazık fakir
Üstünden de kalkmaz küfür
Vay efendim vay vay vay
Oğlum..!
Bana yalan oldu eski o çağlarım
Hani arkamdan ağlardın yavrum
Gurbet kuşu oldu bak bu kucağım
Gurbetin acısı durmuyor yavrum
Esemesiz yağmurlar
Çağlıyor göğsümde
Karayla akı
Sellendirmişim gidişine
Oymalanmışın
Nakşılar gibi özüme
Savaş........
Ne savaşlar gördüm ahir ömrümde;
Barış sandığım.
Ne işkenceydi ki onlar,
Hayatı doyulmaz kılan,
Tepeden tırnağa ömrümü kızıla boyayan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!