İtiraf etmeliyim ki
Kusursuzumken felaketim oldun
Ama yine de her gün biraz daha âşık oluyorum sana.
Seni her gördüğümde kalbimdeki ateşin içine atlıyorum.
Gözlerimden gözlerine dön çağrısında bulunuyorum
Sakallarımdan akıyor sevdam gözyaşı olarak
Deryaya kanan martılar bulunduğum çöllere akın ediyor.
Oysa ne çok isterdim başımı dizlerine koymak.
Yana yakıla adını zikrediyorum
Gülümsemeye çalışarak yalanlar saçıyorum.
Gittiğim her yere götürüyorum sana olan sevgimi.
Belki bir yerde,
Sevgime tekrar denk gelirsin zalim sevgili.
Oysa biz birbirimize bağlı ayaklar gibiydik.
Bu bağ çözülene dek o denli güçlüydü ki
Düşerken de kalkarken de
Birlikte olmasını bilebilirdik.
Beni sevdiğini söylediğinde
Senden ayrılmak ruhuma yasaklanmıştı.
Sen duymuyordun;
Ama içimden kaç sadakat yemini etmiştim.
Âşıktım, değişmezdim seni; verseler dünyaları.
Ve bir gün ayrıldık, o ne dehşetli bir azap…
Beni düşündüğünden ayrıldığımızı sanıyordum.
Eğer öyle olsaydı gelmezdi bana her sözün ıstırap.
Kendimden nefret ettirmek için ağır konuştum.
Konuştum ki belki beni sevmediğini söylersin dedim.
Konuştuğum her kelimeyi
Sen gidince gözyaşları ile yuttum.
Ve bir gün beni sevmediğini söyledin
O ana dek hiç inanmamıştım beni sevmediğine.
“Korktuğun başına geldi.’’ der gibiydi kurduğun cümle.
Bana şu ana dek iki büyük iyiliğin dokundu.
Biri, beni sevdiğini;
Diğeri ise beni sevmediğini söylediğin zaman…
Severek ayrılık düşüncesi hepsinden daha yaman…
Evet, kır çiçeğim aşkımız öldü, toprağı bol olsun.
Umarım yüreğinde çiçekler açar,
Çok mutlu olup çok sevilirsin.
Sen mutluluğu en çok hak eden
Yegâne bir meleksin.
İşte benim aşk hikayem bu,
Tam bir bilmece.
Felaketim oldu sesin, bakışların, gülüşün;
Felaketim oldu üç hece.
Nisan / 2012
Kayıt Tarihi : 20.10.2026 12:25:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



