Toprakta uyuyorsun anne
Toprağın bol, sorgu sualin az olsun
Yanına gelen dostlardan
Toprağını sulayan var mı anne
18 sene oldu seni kaybedeli
Bir kalem bile yazamaz seni
Ben seni yazıyorum içime batan dikenlerle
Benim kadar yanmazsın
Her şey yalan olsa bile sen ardına bakabildin mi benim gibi
Gerçi sen yalanlarla aldananlardansın
Öyle yalan aşklar bana yakışmaz sen kendine yakıştırsan bile
Keşke yalnızlığım sussan
Sussan da sözlerin konuşsa
Bak ellerim çaresizliğin dalında
Ve seni beklemiyor ey sevgili!
Yüzümdeki duygu kalbime vuruyor
Nereye gidersem gidiyim sen çıkıyorsun karşıma
Seni unuttum derken
Kahretsin ki adını duyuyorum bir yerden
Seni çok sevdiğimi söylemişken
Dilimden yalan dolu sözler çıkıyor
Anlıyorsun bakışlarımdan yanlarımı
Bir gün gitmek isteyeceksin bu şehirden
Sessiz ve doğanın tam ortasında bir yere
Gözünde bir damla gözyaşı
Yüreğinde ise arkanda bıraktığın anılar olacak
Bedenin ufak bir dokunuşa hasret kalacak
Farzet ki sırtında ağır bir yük taşıyorsun
Rüzgâr olmak varken susmak mı vardı kalbinde
Anlamıyorsun ki bu ne demek
Hal hatır sormak varken
Hep yanımdan uzaklaştın
Bana yalnızlıda mı öğretecektin
Elveda senin gülüşlerine
Seven gözler anlatırdı sadece sevdayı
Yazık bir hikâye kurban gitti sevdaya
Meğer sahte bir serüven yaşamışım sevdadan yana
İçim kırık dökük olsa da
Artık yol aldım geri dönüşü olmayan diyara
Bir camın içime battığı vakitlerin ilk saatleriydi bu ayrılık
Aşk kola gibidir
İçinde birçok zehirli madde varken
Onu içmektir
Aşk sigara gibidir
Her seferinde içine çekip
Geçmiş ağlamakta
Bugün rüyalarda
Aşk sınır kapısında
Ruh parçasını aramakta
Aylar geçti gelmedim
Yıllar geçse de gelemem
Seni sevmediğimden değil
İznim yok diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!