Ezeli Sığınak Şiiri - Murat Avcı Ozan

Murat Avcı Ozan
212

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Ezeli Sığınak

​bıçak kendiliğinden çekilmez kından
gece, kendi lekesini biriktirir de bağırır
başta kütüphanenin kendisiydin gözümde,
şimdi hiç kimsenin geçmediği o dar sokaktaki sahafta
yaprağı dökük, cildi kırık bir baskı.
​
"nasıl olur" diyorsun o dijital sefer defterinin altından
bir pistin soğuk betonuna asılı gözlerin.
oysa ben kaç kez göğe bıraktım sesimi
senin türbülanssız elitler salonunda
gürültünü demlediğin zamanlarda.
​
sinsi bir kireçmiş meğer susmak
kemirirmiş göğsün o döküm fenerini.
sen kendi kalenin kulelerinde
bostan korkuluklarına taç giydirirken,
başımı eğdiren her "eyvallah"
bir harfini daha silerdi kavlimin.
​
o son damla var ya, taşıran hani göğü
ağır değildi mermerden, hayır.
sadece ben bıraktım testiyi avuçlarımdan.
mermer kırıldı, su kendi yolunu buldu,
içimdeki o tunç heykel eridi gitti.
​
şimdi "bir gecede bıraktı" diyorsun arkamdan.
ne kolay değil mi zemheriyi suçlamak,
kışın geldiğini fark etmemişken?

​ben seni bir gecede sökmedim yerinden,
uzun zamandır çürümekte olan o gövdeyi
baltaya teslim ettim sadece.
sana avucunda hâlâ sevinçle tuttuğun
kocaman bir hiç kaldı,
bana cümle gidişin
ezeli sığınağı sonsuz bir gök.

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 15.08.2026 14:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!