Ezeli Sığınak Şiiri - Murat Avcı Ozan

Murat Avcı Ozan
211

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Ezeli Sığınak

​bıçak kendiliğinden çekilmez kından
gece, kendi lekesini biriktirir de bağırır
başta kütüphanenin kendisiydin gözümde,
şimdi hiç kimsenin geçmediği o dar sokaktaki sahafta
yaprağı dökük, cildi kırık bir baskı.

"nasıl olur" diyorsun o dijital sefer defterinin altından
bir pistin soğuk betonuna asılı gözlerin.
oysa ben kaç kez göğe bıraktım sesimi
senin türbülanssız elitler salonunda
gürültünü demlediğin zamanlarda.

sinsi bir kireçmiş meğer susmak
kemirirmiş göğsün o döküm fenerini.
sen kendi kalenin kulelerinde
bostan korkuluklarına taç giydirirken,
başımı eğdiren her "eyvallah"
bir harfini daha silerdi kavlimin.

o son damla var ya, taşıran hani göğü
ağır değildi mermerden, hayır.
sadece ben bıraktım testiyi avuçlarımdan.
mermer kırıldı, su kendi yolunu buldu,
içimdeki o tunç heykel eridi gitti.

şimdi "bir gecede bıraktı" diyorsun arkamdan.
ne kolay değil mi zemheriyi suçlamak,
kışın geldiğini fark etmemişken?

​ben seni bir gecede sökmedim yerinden,
uzun zamandır çürümekte olan o gövdeyi
baltaya teslim ettim sadece.
sana avucunda hâlâ sevinçle tuttuğun
kocaman bir hiç kaldı,
bana cümle gidişin
ezeli sığınağı sonsuz bir gök.

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 15.08.2026 14:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!