Dağların başını bulut sarınca,
Şahin yuvasına varıyor güzel.
Güzeller pınara suya varınca
Gönlüne bir yiğit arıyor güzel.
Gonca gül girince sevda yaşına,
Hainin sözüne akılsız kanar,
İnan gözlerimiz kör hele gardaş.
Sorarsan soyunu soysuza çıkar,
Biraz izlerini sür hele gardaş.
İpini koparan çıkıyor yola,
Aha yine doldu gözün pınarı,
Ha aktı ha akar bilemiyorum.
Kökünden devirdi koca çınarı,
Ha yaktı ha yakar bilemiyorum.
Yalnız bir odada her bir soluktan
Karlar güneşi gözledi,
İnip gitmeyi özledi.
Pınarlardan gelen sular,
Aktı dereler düzledi.
Sevip sevilmesi boşa,
Takvimler şifa bulsaydı,
Gönül hüzün dolar mıydı.
Unutmak kolay olsaydı,
Seven gönül solar mıydı.
Yıllanır gönülde aslı,
Gönül kapağı
Gönül der ki güzellerden geçilmez,
Dostça uzanmayan elden içilmez.
Sarmayınca bu dünyadan göçülmez
Murada ermeden gitmek olur mu?
Bu yalan dünyaya gelenler gider,
Yanılıp gönüller kırma ha gardaş.
Her insan dünyada maksudun güder,
Tamah edip derde girme ha gardaş.
Hicil düşme dilde özünü koru,
Gönül Şifresi
Rüzgarın önünde bir yaprak gibi,
Yıllar toprak oldu tozdu da gitti.
Çöllerin kumunda bir topak gibi,
Vahadan suları süzdü de gitti.
Uçuyor rüzgârda lepiska saçı,
Gönüller fetheder bellidir suçu,
Takınca başına çiçekten tacı,
Özümden içeri aktı da gittin.
Hayat bahşediyor garip düşküne,
İnsanlık hasleti göklerin dengi,
Kendini yanlıştan koru bir tanem.
Seveni yaralar gönül mihengi,
Bazende giydirir kara bir tanem.
Yiğitlerde sever mecnunlar gibi,




-
Hasan Muslu
-
Mehmet Çoban
-
İbrahim Kavas
Tüm YorumlarTEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.