Ey sâkî, sun meyi, kim cânım harâb olmuş bu şeb,
Hicrânın âteşiyle kül olup türâb olmuş bu şeb.
Bir dem visâlin ümîdiyle yaşar gönl-i zârım,
Bir dem firâkın elinde bî-hisâb olmuş bu şeb.
Sanırdım ki hayât nefes almaktır cihânda,
Meğer her nefeste yârin adı cevâb olmuş bu şeb.
Sînemde taşıdığım kalb benim değildir artık,
Zülfünün bir telinde pek nâdîde esîr olmuş bu şeb.
Ne bâd-ı sabâ söndürür bu dildeki âhengi ateşi,
Ne bârân-ı rahmet erişir, hep serâb olmuş bu şeb.
Ey sâkî, dök kadehlere ümmîd-i visâli,
Kim çeşm-i giryânım yine pür-ıztırâb olmuş bu şeb.
Aç bir der-i rahmet ki uçsun gönlüm ol yâre,
Kafeslerde inleyen kuş gibi bîtâb olmuş bu şeb.
Eğer bir lahza işitsem sadâsın cânânın,
Ölüm dahî şerbet gelir, ömür gülâb olmuş bu şeb.
Kayıt Tarihi : 26.10.2026 05:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!