Kendi sükûtumun zindanında beş yüz milenyum tutsaktım:
Salınım denilen bu muazzam tereddüt de ne?
Meğer “ben” dediğim, o tenhâ oda mıymışım;
Her şeye bir ad vererek dünyayı eksiltiyor muyum diye delirirken?
Mukaddes addettiğim her hudut aslen beni mi zaptediyormuş?
Aşırı teyakkuzdan kendimi imha ediyormuşum…
Benliğin metafiziği, hakikati delme kudretimi men ediyorken;
Beş yüz milenyumluk yankımı dinlerken…
Demek beş yüz milenyumluk sükûtmuş bu kendi içine bükülen (dehliz…)
Ve salınım dediğimiz o muazzam raşe;
Taşını üst üste koyup harcını vehimle kardığım o tenhâ hücre…
Zırh o kadar ağırlaştı ki, etimi ezdi.
Dil o kadar temkinli ki, nefesimi kesti.
Sır öyle ki, ışığı geceye taşımak icap etti.
Hariçte bir mekân değil, bizzat “ben” imişim
Varlığı kendi kurgusuna hapseden bu benlik metamodernfiziği,
Hakikatin çıplak bağrına saplanacak o kadim hançeri —
O delme kudretini —
Kendi elleriyle köreltmiş.
Kayıt Tarihi : 18.09.2026 00:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!