İhanetin rahiyası / kirli takas
Ben seni avuçlarından öpmüştüm.
Sen bunun eşsizliğini hiç anlamadın.
Oysa ne bahçeler ekmiştim kurak yüreğine.
Kuru dallarının dikenlerine yüz sürmüştüm.
Bazı kadınlar;
ışığıyla parlayan kadınları,
Kendi karanlıklarına fazla geldiği için dışlar.
Gözleri kamaşır çünkü.
Kendinde olmayanı hatırlar.
Bu günlerde bir hayli bulanığım.
İçimde kaçak bir “sen” var.
Aklımın arka sokaklarında yokluğun devriye atıyor.
Gece olunca ürkek atlar çarpıyor göğsüme.
Dizginleri yok elimde.
Bir “alo”ya rehin nöbetler,
Ben sevebilen bir kalbe sahiptim.
Bana bunu neden yaptın ?
Halledemedim bak !
Üstesinden gelemedim hiçbir şeyin.
Sanki bütün dünya yıkıldı da
bir sen kaldın göğüs boşluğumda.
Sen bir taş atardın içimdeki kuyuya,
Bense içimde kırk benle,kırk farklı anlama yorardım.
Senli saatler kurardım sabahın baş ucuna.
Sabah ezanından önce uyanırdı “sen" yanım.
Aşıklıktı yüce alçaklığım,
Daha yükseğe çıkamazdım.
Ah, canımın bahar coşkusu,
göğsümde muhabbet demledim sana.
Gel otur şöyle;
azıcık nefes al, bir soluklan.
Parmak uçlarında kış birikmiş.
Ellerini avuçlarıma bırak da ısınsın.
Ben tarihin kılcal damarında yürüyen
bir ihtilalin kızıl ateşiyim.
Kendi yaramdan uygarlık kurdum,
isyanımdan krallık devirdim.
Yalnızca tek bir cephe vardı ki her seferinde yenildiğim;
komutanı da askeri de bendim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!