Suskunluğum taş devrinden kalma.
Sabır kemiğime kadar dayandı.
Vefa taşlandı meydanda.
Tanıdık dillerin sözleri hep veba.
Üstüme düşen gözlerin hepsi hükümlü,
ben kendi rüyamdan kovulmuş bir sürgün.
İçimde bir orman yanıyor,
kökleri çocukluğuma kadar inen bir afet bu.
Kemiklerim alevlerin kırmızı soluğunda küle dönüyor.
İçimde har taşıyorum;dışımda “güçlü kadın masalı”
Yardım edin diyemiyorum kimseye.
Yardım istemek nedir, bilmem çünkü.
"Gülüşünle Yıka Beni"
Hafızam öyle yüklü ki
ülkem kadar yorgunum…
Kafam iyice gitti bu ara.
Zamanı düşürür oldum ellerimden.
Günlerden bir haber yaşıyorum.
Hemen hemen her şeyi unutuyorum.
İbrâhîm, bana da söyle:
Güneşime göz koyan kim?
Ben yıkılmayı kurtuluş sanırdım,
oysa yıkıntıların arasından yeni putlar fışkırdı.
Adlarını kader koydum.
Sabrı öğrendim.
"İçilmemiş Rakının Öyküsü"
...
Bu zamana kadar herkes içtiği bir rakıyı anlattı.
Ama hiç kimse içilmemiş bir rakıyı anlatmadı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!