Aynaya düşen kar, bembeyaz ömrüm
Baharında demlendi, ak beyaz saçlarım
Ak şaçım pirim, pak anlım yazımda hercümerç kışım
Ocakta pişen süte, hilaf katmamışım
Ayrıldık vuslat içerken
Gözlerimiz
Diri diri yandık, yıkıldık
Mehtaba karşı,
Çığlığa ağlaşırken martılar
Bağlamından kopmuş bağlarım
Silüetinde giz, çıplak yalın ayak
Yalnız, yalın gölge suretinde
Bir içim su içerimde, içmem yanarım
Zaman aldandı, gölde zerresine
Bakmadan gördün de n'oldu?
Gözü açık, körler var
Okumadan hak, bildin de n'oldu?
İblise kalem tutan, beşer var
Bazen diyorum kendime
Öyle bir bağlansak ki seninle
Göze gelmeden diz dize
Söz etmeden göz göze
Fırtınaya demir atsak korkmadan
Yelkenler suya inmeden önce
Beklemek zor kararsız kaldığında
Beklentinin içinde sen varsan
Ne ayağına gelir ne de uzağına düşer
Elbet gelir, yanlız düşünmediğinde,
İstemediğinde ve artık beklemediğinde
Öyle ki yakında bile olsa vazgeçtiğinde...
Ben, ben bilmem
Olan olduğu gibi aşikardır
Tam olan hamdır,
Aç gören, toktur
Ben diyen, aşk yoktur
Kıymetin bilen, ölümdür
Ben bilmiyorum varsa bileni
Pişmanlığın, idrakin
Aklı havada yerden bitme halini
Söylesin ecelini
Bende başladı körlüğüm
Gördüğüne bakan kördüm ben
Ne savaşlar geçti gözlerimden
Ne ceylanlar, ne sırtlanlar
Bir gülüşe şakıyan bülbüller gördüm
Bir güle ağlayan gözler…
Bende kaldı
Geriye kalanlar,
Bekleyenlerin olsun...
Giden gitti
Geldiğinde giden de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!