Bu sevda ateşi söndü sanırdım,
Meğerki altında yanan köz varmış.
Yıllardır kendimi böyle kandırdım,
Heder olup geçen sade yıllarmış.
Acı bir tebessüm, manalı bakış,
Henüz ecel gelip kapın çalmadan,
Bir güzel busesi yap nazarlığın.
Ne aldın dünyadan ömür yaşadın?
Azrail iledir son pazarlığın.
Vakit erken henüz sökmedi şafak;
Sen giderken yanında, beni de götürmüşsün,
O gün, bu gün, ben hâlâ kendime gelemedim.
Bir parçasın canımda, aldığım nefesimsin,
Hayat senle var imiş, kıymetin bilemedim…( ben bunu bilemedim)
Seni ne çok özledim, sen bunu bilemezsin,
Hüzün dolu gönlümün
Teselli edeni yok.
Boşa geçen ömrümün
Bilmezsin, nedeni çok…
Belli ki gelen mevsim
Felek bir kapıyı kaparsa eğer,
Diğerini açar, açacak sandım.
Art arda geçmekte zalim seneler,
Ömür heba oldu, boş yere kandım.
Ağardı saçlarım, yoruldu beden,
Yıllar, çok şeyleri çalmış olsa da,
Gönlümdeki aşka erişemedi.
Sana olan sevdam o gün nasılsa,
Bugün de hep ayni, hiç değişmedi.
İçimde büyüyor sevgin çığ gibi,
İsmini anarak çarpan bu kalbîm,
Ölmeden unutmaz, unutmaz seni.
Biter mi sanırsın sana bu sevgim,
Hiç kimse alamaz senin yerini…
Sana sevdam artar her geçen günle,
Hiç kimsenin malı olmadın dünya.
Sende yaşanılan sadece rüya.
Bazıları sana sahipti güya,
Onların mürveti tez elden bitti.
Yıllardır dönersin kendi kendine.
HİÇ KİMSE TATMASIN ÂŞK’I ZALİMDEN...
Ben sana çok fazla vermişim değer,
Kendimi boş yere üzmüşüm meğer...
Bunu anlasaydım ta baştan eğer,
Sana olan duygularım
Bir sır gibi saklı kaldı.
Senelerdir bu kâlbime
Dayanılmaz hasret saldı
Hayâlimde hep yaşadın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!