Seneler ne çabuk gelip geçiyor.
Eskiyi yaşamak mümkün mü bir gün.
Güzelim saçlara aklar düşüyor
Eski ben değilim,yorgun bedenim.
Vuslatın içimde,hasretin elim
Bir zamanlar benim tek sevdiğimdin.
Kıymetim bilmedin,ihanet ettin.
Geçip de karşıma af diliyorsun
Seni,ben af etmem,Allah af etsin.
Kâlbimi alıp da avuçlarıma
Bizi ayıranlar unuttu sansın;
Oysa ki gönlümde, sen yaşayansın.
Söyleme kimseye bu saklı kalsın;
Yüreğim hep seni hasretle ansın.
Zaman ne gösterir kimse bilemez;
Telli Turnam inme bizim ovaya,
Avcılar acımaz,vururlar seni.
Gayret eyle varmak için yuvaya,
Bekler yavruların geri dönmeni.
Telli turnam uç git eyleşme burda,
Bir çığ gibi büyümekte hasretliğin git gide içimde
Gem vuramıyorum artık beynimi kemiren düşüncelere.
Serapsın sanki yanına varamıyorum
Zaman denilen bu meçhul varlık içinde.
Elem,kaygı ve yalnızlık
Derin bir deryadır gözlerin;
Ben,içinde dümensiz,yelkeni kırık bir gemi.
Yol alırım çizdiği yolda kaderin,
Bilmem daha nereye kadar sürükleyecek beni?
Sığınacak bir liman ararım bu sevgi denizinde;
Nasıl inanayım senin sevgine?
Seven yalan demez, bu bir bahane.
Zaten boyun büktüm ben kaderime
Vuslata çare yok, gönlüm divane…
Bir mecnun misali aşktan sarhoştum
Türk’üm demek büyük onur.
Bu onuru Türk’ler korur.
Bunu diyemeyen hain,
Ancak havlar ve kudurur.
Uyan millet artık uyan,
Ayrılıp ta giderken, fırtınalar kopmuştu.
Viran olan gönlüme, tüm acılar dolmuştu.
O yeşil gözlerinden, dökülürken gözyaşı,
Söylediği son sözü, bir elveda olmuştu
Söylenecek sözcükler, tükenmişti dilimde,
Bana niçin içiyorsun diye soruyorlar;
Onu unutmak için içiyorum,diyorum.
Evet,onu unutmak için içiyorum ya,
Unutmak ne kelime,bir türlü unutamıyorum.
Kadeh kadeh içtikçe,
İyice yaklaşıyorum ona.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!