Geçip, giden yılları,
Ekleyip birbirine;
Bir yol yapsam kendime,
Dönebilsem geriye.
Yıllardır hep döktüğüm,
Ne o eski neşem var,
Ne de kaldı eski tat.
Perişan etti yıllar,
Düşürdü beni bîtap.
Bitmeyecek sanırdım,
Gönlümde yaktığın aşk ateşini,
Geçen yıllar bile,söndüremedi.
Ne zor çile imiş,bu hasretliğin,
Ömrümü tüketti,sona ermedi.
Daha dünmüş gibi,her an karşımda,
Gözlerimden silindi,
Gecelerin uykusu.
Yüreğimi titretir,
Yalnızlığın duygusu.
Anlamıyor hâlimden,
Döktüğüm göz yaşımla
Taşlar yosun tutardı.
Nasıl dert verdin bana?
Kesilmiyor hiç ardı.
Dost bildim kadehleri
Bana sarhoş diyorlar,
Kimse bilmez hâlimden.
Geçip, gitti şu yıllar,
Bir kez yüzüm gülmeden.
Gönlümdeki dertleri,
Nasıl hesap sorayım
Geçip giden yıllardan.
Neden yarattın tanrım
Eza çeken kullardan.
Tek günahkâr ben miyim?
Dönüşü olmayan bir yola girdik
Artık üzülmenin ne faydası var
Zamanımız gelmiş belli ki bizim
Baharı geçirdik artık son bahar
Katıp ta önüne alınca rüzgâr
Gidiyorsun artık çok uzaklara
Kâlbimde kapanmaz,açtığın yara.
Sonu hicran imiş,seni sevmenin
Beni mahkûm ettin yalnızlıklara.
Gerçekler acıdır,herşey ortada
Benim gibi seninde,
Her günün elem,keder.
O neşeli hâlinden
Kalmamış artık eser.
Aklar düşmüş saçına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!