Türk’üm demek büyük onur.
Bu onuru Türk’ler korur.
Bunu diyemeyen hain,
Ancak havlar ve kudurur.
Uyan millet artık uyan,
Ayrılıp ta giderken, fırtınalar kopmuştu.
Viran olan gönlüme, tüm acılar dolmuştu.
O yeşil gözlerinden, dökülürken gözyaşı,
Söylediği son sözü, bir elveda olmuştu
Söylenecek sözcükler, tükenmişti dilimde,
Bana niçin içiyorsun diye soruyorlar;
Onu unutmak için içiyorum,diyorum.
Evet,onu unutmak için içiyorum ya,
Unutmak ne kelime,bir türlü unutamıyorum.
Kadeh kadeh içtikçe,
İyice yaklaşıyorum ona.
Döktüğüm göz yaşımla
Taşlar yosun tutardı.
Nasıl dert verdin bana?
Kesilmiyor hiç ardı.
Dost bildim kadehleri
Gözlerimde hayâl kaldı;
Dilimde hep onun adı.
Aşk yarası yüreğimde;
Senelerdir kapanmadı.
Haber sordum dağdan,taştan;
Yıllar öncesi yaşanmış ve mazide kalmış bir aşkın,
İzleri hâlâ dip diri durmak da hatıralar da.
Bir zamanlar mutlu iki kalbîn şahidi olan hatıralar,
Şimdi ise, yalnız kalmış bir sevgiliye, dert ortağı olmaktalar.
Hangisine baksam, o güzel günlerin bir an/ı canlanmakta hafızamda
Ve de şimdi çok uzaklarda olan sevgilinin hayali,
Hayatımdan çıkardım,
Katmam artık dünyama.
Elimde olsa benim,
Sokmam bile rüyama.
Ben sensiz de mutluyum.
Gönlümde yaktığın aşk ateşini,
Geçen yıllar bile,söndüremedi.
Ne zor çile imiş,bu hasretliğin,
Ömrümü tüketti,sona ermedi.
Daha dünmüş gibi,her an karşımda,
Gözlerimden silindi,
Gecelerin uykusu.
Yüreğimi titretir,
Yalnızlığın duygusu.
Anlamıyor hâlimden,
Ne o eski neşem var,
Ne de kaldı eski tat.
Perişan etti yıllar,
Düşürdü beni bîtap.
Bitmeyecek sanırdım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!